YAZARLAR

Amerika'nın savaşı

Amerika 1929'da başlayan Büyük Buhran'dan beri istikrarlı bir şekilde doların rezerv para olmasını sağlayacak en küçük fırsatları da değerlendirerek parasını altından dahi değerli hale getirebilmiştir. Bugün 100 bin ABD Doları 1 kg gelmektedir. 1 kg ABD Doları ile yaklaşık 2,5 kg altın alabilmek mümkündür. İngiliz Sterlini, AB Eurosu, İsviçre Frangı gibi paralarla da bu şekilde hesaplamalar yapılabilir. 

ABD Doları ve eşdeğeri para birimlerinin altından değerli hale gelmeleri tarihin en önemli olayları arasında yer almaktadır. Dün İngiliz Sterlini ve gücü arasındaki paralellik bugün ABD gücü ve ABD Doları arasında vardır. İşte bu güçlü ABD ve güçlü dolar son yıllarda sürekli artan oranda “saldırılar” ile karşılaşmaktadır. 

İran, Rusya, Türkiye, Çin ve Hindistan gibi birçok ülke dolar ile değil de milli paraları ile birbirlerinden ithalat ve ihracat yapmak için sistem arayışları içindedir. ABD'nin dolara bağlı oluşturduğu güç ve finansal denetim, askeri gücü ile oluşturduğu saldırı ve coğrafi kontrol mekanizmaları ve ambargolar ile desteklenen hukuki yaptırımlar, küresel bir hegemonya tesis etmesini sağlamaktadır. ABD Doları bugün bu hegemonyanın en stratejik ve güçlü ayağını oluşturmaktadır. 

ABD'nin finansal takip sistemleri tekelini elinde tutması, dünyadaki para, mal ve diğer ekonomik değerlerin takibi ve trafiğini izleyebilmesi; ambargo stratejileri ile diğer devletleri regüle eden, güç azaltıcı ve artırıcı politikalar üreten ve böylece küresel hegemonik vizyonunu sürekli geliştirebilen ekstra bir boyutu ABD'ye kazandırmıştır. Şimdi ABD'nin bu gücünü sınırlamaya ve geriletmeye yönelik cephe ve strateji arayışları giderek ivme kazanmaktadır. 

Yakın geçmişte de ABD'nin bu finansal ve dolarsal gücüne ciddi saldırılar organize edilmiş fakat ABD bunları bertaraf etmiştir. Bugün Çin, Hindistan, Rusya ve İran gibi devletlerin ABD Dolarını bypass etmeye  yönelik “çıkışları” gerçekten ABD Dolarını, ABD finansal teknoloji takip sistemlerini ve ambargo uygulama gücünü ciddi şekilde sınırlamayı mı yoksa ABD'yi bir anlaşma masasına çekmeyi mi hedeflemektedir sorusu giderek daha çok enerji kazanmaktadır. 

Milli paralar ile ticaret yapılmasının ABD'yi caydırıcı bir güç olup olmayacağı gerçekten tüm olasılıklar göz önüne alınarak analiz edildiğinde henüz yeterli bir cevap üretmemektedir. 

Ancak milli paralar ile ticaretin ABD'nin küresel ekonomik, finansal, mali, ticari, teknolojik, hukukî ve askeri denetimi dışında bir coğrafya oluşturma olasılığı da çok stratejik bir yeni uluslararası ilişkiler mecrası oluşturma potansiyeli taşımaktadır. 

İşte ABD'nin bu potansiyele karşı bir savaşı söz konusudur. Çünkü ABD'nin mücadele ettiği bu gidiş, dolar bazlı ekonomik pakt ve milli paralar bazlı ekonomik pakt gibi iki yeni uluslararası ilişkiler modeli üretemeye yatkındır. 

Dün ideolojik olarak oluşan kutuplaşma bugün para birimleri üzerinden yeniden oluşmak yolunda ciddi bir enerji toplamıştır. 

Fakat böyle bir para birimleri bazlı kutuplaşmanın dolar ve bileşenlerini çok mu zayıflatacağı ya da çok mu güçlendireceği hâlâ analiz edilememiş ve öngörüde bulunmaya elverişli verileri üretmeyi sağlayamamıştır. Dolayısıyla bu gri alan ABD'nin de kararlılığını sürekli etkilemektedir. 

ABD bu tür bir savaşı geçmişte finansal yapısını korumak için başarı ile verdiğine göre önümüzdeki dönemde de aynı performansı gösterebilir mi? Bu noktada bir farklılık vardır. Dün ABD'nin bankacılık ve finansal yapısı ile dolar hedef iken, bugün ABD'nin geniş anlamda denetim gücünü sınırlama ve dolarsız alan yaratma amaçtır. 

ABD'nin bu girişimi desteklemesi ona gücünü tazeleme ve gelecekteki mutlak tehditleri kontrol imkânı sağlama gibi bir avantaj da hediye edebilir mi? 

Uluslararası ilişkiler içinde matematiksel hesaplamalar dışı ciddi bir alan barındırmaktadır. 2x2'nin 0 veya 100 edebildiği bir siyasal uzayda stratejik koz/kozlar ne olabilir?

Ömer Özkaya Diğer Yazıları