yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

23 Kasım 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Asya’nın kapısı (2) 

İsrail’e komşu olması, etnik yapısı, Asya’nın kapısı olması, mezhebi yapısı, Orta Doğu coğrafyasının ortalamasının üzerindeki entelektüel seviyesi, Akdeniz’e kıyısı olması (İran-Irak Savaşı’nda kritik rol oynadı) ve Erivan’la olan özel ilişkisi, Lübnan’ı “önemli” yapan hususlardan bazıları. 

Lübnan dünyada en çok İngiltere, sonra Almanya, sonra da Amerika için önemli. Küresel nitelikte istihbarat toplamak için, Asya’yı dinelemek oldukça uygun bir yer olan bu ülkeye en fazla mesaiyi İngiltere harcıyor. 

Ülkenin sivil ve askeri bürokrasisine ABD hâkim, İngiltere ise ekonomi ve eğitime. Finansa Almanya hâkim, ayrıca istihbarata da nüfuz etmiş vaziyette. Fransa; edebiyat ve sanata ve istihbaratın bir kısmına, Rusya da insan kaçakçılığı ve Erivan’la olan özel ilişkiye hâkim. İsrail’in ise Lübnan’da hiçbir alanda bir hâkimiyeti söz konusu değil ama askeriyede ve istihbaratta nüfuzu var. 

Selanik (Yunanistan), Beyrut (Lübnan) ve Erivan (Ermenistan), Türkiye’nin üç yanında, Doğu ve İslam kültürünün etkisi altında ama Hıristiyan nüfusa sahip ve Batı için kıymetli üç şehir. Bu şehirlerin birbiriyle geçmişteki ve bugünkü ilişkisi, Türkiye açısından incelenmeyi bekliyor. Bu ilişki kapsamında oluşturulmuş legal ve illegal bir takım yapılar, Avrupalı istihbarat servisleri tarafından Türkiye’ye karşı kullanılıyor. Erivan bu ilişkinin motoru. Projenin sahibi Avrupalı “müttefik”lerimiz. 

Ermeni diasporasının belki de en nüfuzlu bölümü Lübnan’da yaşıyor. Lübnan Ermenileri ülkenin ekonomik, eğitim ve kültür-sanat hayatında etkinler, başbakanlık dışındaki üst makamlara tesir etmelerinin önü açık ve Osmanlı’yı soykırım yapmakla suçlayan Ermeni Diasporası’nın hafızası bunlar. 

Lübnan, Asya’nın giriş kapısı, Asya’dan da Batı’ya açılan pencere. Asya, başta Almanya olmak üzere hemen herkesin elde etmek istediği, arkeolojik, mitolojik, teolojik ilimlere sahip. Asya’nın anahtarını ABD’ye kaptırmak istemeyen Almanya, Lübnan üzerinde ciddi nüfuz sahibi. Almanya, Lübnan’ı Asya’ya uzanan en kısa yolun kapısı gördüğü için ABD’nin Irak’taki ve Suriye’deki askeri varlığını kendisine yönelik tehdit olarak algılıyor. İngiltere uzun zamandır ABD ile çatışma halinde. Almanya, İngiltere’nin en eski ortaklarından biri. Almanya, İngiliz Kraliyet Ailesi’nin Alman asıllı (Alman kuvvetleri, 2. Dünya Savaşı esnasında İngiliz Kraliyet Ailesi’ni asla hedef almamış, Hanedan’a ait hiç bir yapı kesinlikle vurulmamıştır) ve İngilizlerin eskiye nazaran ABD’ye mesafeli durduklarını, esiri oldukları ABD’nin liderliğini kaybetmekte olduğunu görüyor. İngilizler, Almanya’nın arkasında. 

Batı’ya, Batı’lı ciddi kurumların tepe yöneticilerine en kısa zamanda Beyrut’tan ulaşmak mümkün. Gelişmiş ülkelerin tamamı tüm birimleriyle buradalar. Lübnan’da var olmak, İngiltere’ye etki edebilmeyi, İsrail üzerinde baskı kurabilmeyi, Hıristiyanlar üzerinde etki uyandırabilmeyi, Asya’nın derinliklerine inebilmeyi, istihbarat yapabilmeyi, Ermeniler üzerinde denetim kurabilmeyi sağlar. 

Pazar günü bu seriyi bitirelim.

Ömer Özkaya Diğer Yazıları