YAZARLAR

Dünyayı dizayn edenler 

Mario Puzo, mafia babası Don Vito Corleone'ye “Baba” adlı romanında şöyle düşündürür: “İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Don Vito Corleone düzenini yeniden değiştirmesi gerektiğini anladı. Dünyası, kendi dışındaki geniş dünyaya ayak uydurmalıydı. Bunu da hiç bir zarara uğramadan yapacağına inanıyordu.” 

Dünyayı değiştirenlerden olmayan fakat değişen dünyayı izleyerek değişmesi gerektiğini bilen biri olarak sistemini gözden geçiren baba Don Vito Corleone, çok zor ve ölümcül rekabet ortamı mafya dünyasında ayakta kalmanın örnek stratejisini oluşturmaktadır. Bir de dünyayı değiştirenler vardır. Bunlar mafya babası Don Vito Corleone gibi “uyan”lar değil “inşa eden”lerdir. Corleone onların “himaye”sinde olan fakat onlara tabi olmayan bir babadır. 

Dünyayı değiştirenlerin olağanüstü imkânları vardır. Para, istihbarat, bilim, vizyon, akıl, zeka, ilahiyat, tarih sosyoloji, bireysel ve kitlesel psikoloji, teknoloji, insanın ve evrenin bilgisi, zamanın seyri ve olacakları öngörme, belirleme ve yapma, bunun için gerekli mekanizmaları kullanma, olmayanları inşa etme ve sonra eldeki enstrümanları kullanarak dünyayı yeniden kurma… 

Tüm dünyayı izleyen, değişim ve dönüşüm zamanını tespit eden, bunun aktörlerini belirleyen, devasa bir savaşı yönetir gibi küresel yenileşimi yöneten bu küresel babalar, şimdi tekrar son kullanma tarihi gelmiş fikirleri, olguları, teknolojileri, anlayışları, kavramları, yapıları ve “araçları” değiştirmek için tempo artırıyorlar. Çünkü mafya babası Corleone gibi; evrensel değişimin, evrenin yasalarının dayattığı yeni ruhu algılamazlar ise hayattan kopartılarak yok edileceklerdir. Bunun devlet ve millet boyutunda olanına “beka” adını veriyoruz. 

ABD’nin ve Çin’in başını çektiği bu değiştirme ve dönüştürme operasyonlarında oyun giderek sertleşmektedir, çünkü operasyonların artan ivmesi, artan dirençler ve çeşitlenen saldırı ve savunma mekanizmaları, tarafları ileri düzeyde reflekstif yapmaktadır. Küresel babalar; Çin’in değiştirilmesi gereken ekonomik, monetarist ve uluslararası ticaret hukuku unsurlarını ufalama rolünü aldığı, ABD’nin de Çin’in karşı konulamaz saldırılarını kırmak için Çin’in ülkesel, bölgesel ve küresel konumunu zayıflatmaya yönelik bir strateji izleyerek, Çin üzerinden tüm dünyanın yeni idari yapısını deklare etmesini sağlamaktadırlar. ABD’nin “direnci “üzerinden de küresel yeni idari yapıyı yönetecek teknolojiyi lanse etmektedirler. Yani ABD ve Çin gibi iki dev kullanılarak tüm dünyaya yeni idari, ekonomik, monetarist yapı ile yeni uluslararası ilişkiler hukuku, yeni uluslararası medya ve yeni uluslararası sosyal darvinizm anlayışı vaaz edilmektedir. 

Önümüzdeki dönemin bu bakımdan fazlası ile sürrealist olacağını ve kutsal kitaplardaki kıyamet sahnelerinin daha da yoğunlaştırılmışlarının yaşanacağını öngörebiliriz. Geçmişte yiyeceğe, suya uzak dağlarda düşen uçakların sağ kalan yolcularının önce ölülerini sonra da daha güçsüz olanlarını yiyen bir yamyamlık olgusu ile de karşılaşmak olasılığı vardır. Hollywood bu konuda filmler üretmektedir. 

Müthiş bir vahşet tablosu çizerek olağanüstü bir karamsarlık empoze ettiğimiz sanılmasın. 35 milyondan fazla insanın öldüğü İkinci Dünya Savaşı, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde yaşandı. SSCB’de ise ideolojik bir cendere yine milyonlarca insanı yok etti ve bunların hepsi daha yakın zamanlarda yaşandı. Irak’ta, Suriye’de, Arakan'da Yukarı Karabağ’da ve Ruanda’da yaşananlar ise daha da yeni. Bütün bu büyük facialar yenilerinin de habercisidir. Umalım ki hiç birisi gerçekleşmesin, fakat birbirine karşı giderek kayıtsızlaşan ve gelişen “ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” anlayışı, küresel bir vebaya dönüşmektedir. 

İnsanın yerine evcil hayvanları hayatın merkezine oturtmaya çalışan bir kültürel enjeksiyonun hem insanların ve hem de hayvanların aleyhine çalışacak bir anlayış ve yaklaşım üreteceğini de göz önüne almak gerekir. Zaten hayatımızın bir parçası olan evcil hayvanların ön plana çıkarılması doğal hayata da aykırıdır. Ön plana çıkan feminizmin kadın aleyhine çalışan bir kültürel atmosfer üretmesi de dikkate alınmalıdır. 

Değerleri bozulan insanların zihinleri ve dünyaları bozulur, sonrası kolaydır, istenen format kolayca atılır. Sonuç olarak siz kendi hayatınıza format atmazsanız, birileri gelir, sizleri kendi elemanı yapacak şekilde formatlar. 

 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları