yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

08 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Las Vegas saldırısı (2) 

Bir ülkenin, bir milletin, bir devletin, bir kurumun, bir şirketin en güçlü olduğu noktaya ağır bir darbe indirmek, infial katsayısını artırır, soğukkanlılığı, akl-ı selimi ve sağlıklı değerlendirmeleri iptal eder, ya da önemli oranda hasar verir. Las Vegas saldırısı bu türden bir saldırıdır, ABD’lileri en çok savundukları bireysel özgürlük alanlarından birinden vurmuştur. Ayrıca ABD’nin devlet yönetme paradigmalarından birinin hedef alınmış olması da dikkatlerden uzak tutulmamalıdır. 

Bu tür saldırıları Türkiye’deki son terör olaylarında da gördük. Sokakta tüm askeri birimlerin ortasında onlarca insanımızı kaybettik. Fakat en ilginç saldırı Milliyetçi-Muhafazakar ve ılımlı İslam’ı savunan, kendi halinde insanlar olarak bilinen FETÖ unsurlarının 15 Temmuz darbesi oldu. Bu ülkenin insanlarının en kendi halinde olan insanlara bile bakışını değiştiren ve Türkiye’nin temel değerlerine en sert şekilde saldıran ılımlı İslami bir grubun oluşturduğu bu travma, tarihimizin en nirengi noktalarından biri olmuştur. 

Bunun yani sıra Irak’ta işgal sonrası intihar saldırılarıyla iki mezhebin mensuplarının arası inanılmaz bir derinlikte açıldı. Pakistan, Hindistan, Rusya, Fransa, Mısır ve Kolombiya’da ve daha birçok ülkede sosyolojik, dinsel, antropolojik travmalar oluşturacak onlarca saldırı yapıldı, yapılıyor. 

Las Vegas türü saldırıların; kitle psikolojisini, sosyolojiyi, etnik unsurları, dini inançları, milliyetçilik ve değişik ideolojileri ve bunların tepkilerini hesaplayarak yapıldığı da bir sır değildir artık. Bu kadar kapsamlı incelemeler sonrası yapılan terör saldırılarını ve beşinci kol operasyonlarını artık savaş bağlamında değerlendirmek ve savaşın bu düşük yoğunluktan orta yoğunluğa geçişini iyi okumak gerekiyor. Bu trendin bir sonrası tam savaş durumdur. 

Tam savaş durumuna kadar taraflar, rakipler, hasımlar, birbirlerinin en kuvvetli ve en çok infial, korku, dehşet ve yılgınlık oluşturacak noktalarını vurmaya devam edeceklerdir. Gelinen ve yaşanan süreç, tüm orduları, tüm istihbarat servislerini ve tüm polis teşkilatlarını hiç karşılaşmadıkları, çok iyi hesap edilmiş mikro savaş taktikleri ile tanıştırıyor. Rafine bir mikro savaş taktiğine geçiş yapan beşinci kol faaliyetleri, tabiatları icabı giderek özgünleşir ve bir süre sonra da anonimleşir. Terör olayları ve beşinci kol faaliyetleri anonimleştiği andan itibaren büyük savaş yakın demektir. Bugün gelinen nokta budur. 

Las Vegas saldırısı ve daha birçok saldırı, bireysel, toplumsal ve devletsel silahlanma gereğini bir zorunluluk olarak dayatırken, tıpkı Mondros Mütarekesi'nde olduğu gibi, milletleri, devletleri, savunmasız bırakacak, silahsızlanmayı teşvik eden medya kampanyaları, sosyal tepkiler ve STK kampanyaları da bir yandan yoğun olarak kullanılıyor. Bu kadar karmaşıklaşan bir tabloda sosyal medya da en yoğun sosyal ve psikolojik hasar verme veya onarma mekanizması olarak öne çıkmaktadır. Psikolojik ve antropolojik materyallerin analizi ile yürütülen kitle psikolojisini tahrip savaşı, giderek, biçim, içerik ve üslup değiştirerek ilerleyen süreçte terör saldırıları ve beşinci kol operasyonları ile bütünleşecek ve küresel kaos zirve yapacaktır. Görülen o ki bu tabloya en gelişmiş ve güçlü devletler bile hazır değildir. 

Şu durumda kitapçıların sosyoloji, psikoloji, tarih ve antropoloji kısımları ile edebiyat bölümlerindeki yayınları incelersek düşmanlarımıza ya da rakiplerimize verdiğimiz cephaneleri görebiliriz. Las Vegas saldırısı, ABD toplumunu müthiş analiz etmiş antropolojik bir terör olayıdır. Kovboy filmlerini birilerinin ABD’nin tüm reflekslerini deşifre etmek için incelediği artık açıkça tespit edilebilir

Yarın devam edelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları