yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

09 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Las Vegas saldırısı (3) 

ABD yakın tarihinde Las Vegas saldırısına en çok benzeyen olay başkan Kennedy'ye yapılan suikasttir. İki olay yan yana getirilir ise ne dediğimiz anlaşılacaktır. Kennedy'nin katli ile ABD siyasetindeki ve dış politikasındaki kırılmaların önüne geçilmiş, o dönemki küresel sisteme uyumlu olacak yeni başkan göreve gelmişti. Las Vegas'taki saldırı da bugün, o günkü hedefin tersine bir tabloyu sabitlemeye çalışıyor olabilir. Eğer hedef Trump olsa idi kolayca sonuç alabilirlerdi. Demek ki ABD Başkanı'nın duruşundan değil ABD devletinin genel politikalarından yoğun bir yakınma var. 

Bu tür saldırılar dış boyutlu ise istenilen sonucun elde edilmesinden umut kesildiği anlamını koyu çizgi ile gösterir. İstenilen sonuç artık önemli degildir, çünkü bu silahlı psikolojik savaştır. Psikolojik savaşlar da tümü ile antropolojik parametreler üzerinden yapılır. Yani ABD'ye “Senin genel küresel politik tutumunu kısa ve orta vadede, hatta uzun vadede de değiştiremeyebiliriz, fakat bu dev mekanizmanın hızını ve istediği sonuçların tümünü almasına engel olabiliriz” mesaji kuvvetli bir şekilde verilmiştir denebilir. Las Vegas saldırısı “Kod Adı Londra” filmi ile ilgili ilginç çağrışımlar da içeriyor. 

ABD istihbarat ve yargı kompleksi Las Vegas saldırısı ile ilgili hangi sonuca varırsa varsın, bunun tüm dünyayı etkileyen sonuçları olacaktır. Fakat küresel kamuoyu bu sonuçların Las Vegas ile bağlarını açık açık goremeyecektir. 

Bugün inşa edilmeye çalışılan küresel sistemin; devletler, milletler ve bir cok etkili odaktan gelebilecek tepkileri karşılamakta çok zorlandığı görülmektedir. Bu tepkiler zorla yatıştırılsa da yoğun pasif direnişlerin semptomları öngörülemeyebilir. Bunun en çarpıcı olanı SSCB'de görülmüştür, sistemi kurgulayanlar küresel bir başarı serisi oluşturabilecekken küresel bir fiyasko ile karşılaşmışlardır. 

Bu tür degerlendirmeler küresel sistem yarışmacıları tarafından yapılır mı bilemeyiz. Fakat gelişmiş devletleri mercek altına aldığımızda fazlası ile gelişmemiş hesaplar yaptıkları da görülmektedir. Hiç hesap yapamayan veya genellikle yanlış hesap yapan devletler gibi davranabilmektedir büyük güçler de... 

Bütün bu degerlendirmeler de Las Vegas saldırısı bağlamında ilgili devletlerin masasında olmayacaktır. Çünkü uluslararası ilişkilerdeki hegemonya rekabeti inanılmaz boyutlara ulaşmıştır ve artık sağlıklı ve akılcı analizler devri de bitmiştir büyük olasılıkla. 

ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda ve Rusya gibi devletler Afganistan'da görülüyorsa, ya buralarda inanilmaz hazineler vardır, ya  da bu ülkelerde inanilmaz sorunlar vardir. İkisi bir arada genellikle pek olmaz. 

“Altına hücum” gibi Asya'ya, Afrika'ya ve Orta Doğu'ya bir hücum yaşanıyorsa bu durumda oluşacak yeni uluslararası küresel sosyoloji, ekonomi, politika, teoloji, asayiş, istihbarat, diplomasi ve hukuk sistemi, hiper öngörülemezlik içerir. 

Afrika'da, Asya'da, Ortadoğu'da bir anda ortaya çıkan her meslekten ve ülkeden post misyonerler mutlaka yeni bir küresel mimari oluşturacak, fakat bunun da eldeki planın hedefi olduğunu söylemek zor. Yani gelişmelerin tüm boyutlarını hesap edebildiğini ve görebildiğini düşünenlerin işleri hayli zor  görünüyor. 

Las Vegas saldırısının Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren yönü nedir, Perşembe günü bu soruya cevap vermeye çalışarak seriyi bitirelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları