yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

21 Eylül 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Referandum (2) 

Kürtlerin varlığı, yokluğu, hakları, hukukları tartışmasına bile girmeden sadece objektif ve cesurca, başka ülkelere yaranma ve etnik ticarete yönelmeden konu tartışılırsa, olayın bölgesel ve aşiretsel ve bireysel iktidar mücadelesinin kamufle edilmiş hali olduğu apaçık ortaya çıkacaktır. Bu gerçeğe rağmen Kürt kardeşlerimizi rencide etmemek için nerede ise tüm iddia ve taleplerine çok geniş bir tahammül gösterilmiş ve gösterilmeye devam edilmektedir. Ancak “Kürt Hareketi”nin öncülerinin ve Kürtlerin bilmesi gereken şu: Irak Kürt Bölgesel Yönetimi IKBY’deki ve başka bölgelerdeki etnik iddialar en çok kendilerine zarar verecektir. Bunca yapay tarih, belge, kitap ve araştırma ile Kürtleri bulundukları bağlamdan koparıp yeni bir yörüngeye oturtma girişimlerine karşı sorunun muhatabı ülkelerin ciddi bir bilgilendirme ve gerçek belgeleri ortaya koymamış olmasına “Kürt Hareketi” öncülerinin “ne oluyor”  diye sormaması zaten yapaylığı belgeleyen en önemli kanıtlar demetidir. 

Bu bağlamda “Kürtlerin” Kürtlüklerini vurgulayıp bir “millet” olarak tarihteki ipotekli bağımsızlıklarını elde etmelerinden sonra bu seferde “asıl gerçeği açıklarız ha” tehdidi ile yüz yüze kalacaklar ve “Kürtlerin” asla “kendileri olmaları”na izin verilmeyecektir. “Kürtlerden” istenen bölgede birilerinin piyade askeri olmalarıdır. Bu askerlikten ne tür bir asil ve parlak gelecek beklediklerini tasavvur etmekten çok uzak olmaları, öncelikle “Kürt Hareketi”nin öncülerinin sorunudur. 

“Kürtlerin” başka ülkeler tarafından ileri sürülen tüm tezleri en ufak bir elekten ve analizden geçirmeden kabul etmelerinin ve kendi devletleri Türkiye’nin ortaya koyduğu tüm olgu, belge ve bilgileri gözü kapalı reddetmelerinin etnik kimlik inşasına ilk elde bir miktar katkısı olabilir. Fakat ilerleyen süreçte bölgenin; aile, sülale ve akrabalık ilişkileri ağından ve bu ağa etnik bir elbise giydirilerek ulusal iktidardan pay istemek veya istetmek kurnazlığı sürdürülebilir değildir. 

Bu konu tarihi, sosyolojik, psikolojik, etnik antropolojik, dil gibi tüm açılardan tam bir objektiflikle ortaya konsa iktidar mücadelesini ve “etnik bir unsur” üzerinden Türkiye’yi yönetme isteğini açık bir şekilde kamuoyu görecektir. Gelinen noktada öncelikle Kürt kardeşlerimiz kendileri üzerinden oynanan oyunu tüm boyutları ile ortaya koymak durumundadır. Bu onların kendilerine ve çocuklarına olan borcudur. 

Bu genel tablo içinde referandum, “Kürtler”  üzerinde oynanan oyunun açığa çıkmaması için oynanan bir başka oyundur. Öncelikle kendi geleceklerinin selameti için bu oyuna müdahaleyi Kürtler yapmalıdır. Fakat bu da gerçekleşmeyecektir. Kürtlerin gözlerinin açılmaması ve düştükleri açmazı fark etmemeleri için Kürt etnik kimliği ateşi sürekli harlanacaktır, ta ki bu ateş Kürtleri yakana dek... 

 “Kürt Hareketi”nin bugün bölgede geldiği düzeyin arka planı; onurlu, haysiyetli, vicdanlı, aklı selim her Kürt’ü rahatsız etmesi halinde bu sorun kendiliğinden çözülür. (bitti) 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları