yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

01 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

İsrail ve Irak 

Türkiye’nin son 15 yıllık performansı, küresel enerji denkleminde yer alacağı hamleleri yapması, Türkiye’ye yönelik makro etnik, dini ve ekonomik operasyonların bertaraf edilmesi, küresel denklemde kendine özgü siyaset ve stratejilerini üretebilmesi ve güçlü liderlik olgusuna yönelik içeriden ve dışarıdan yapılan tüm müdahalelerin boşa çıkartılması, emir eri Türkiye vasfından lider ülke Türkiye statüsüne terfi edilmesi, Türkiye’ye ve bölgeye yönelik dış operasyonları artırmış, “Orta Doğu’nun lideri Türkiye olmasın, Türkiye’nin gücünü sınırlayalım” fikri öne çıkmıştır. 

Anadolu’daki toplumsal, etnik ve dini yapı aslında tüm Orta Doğu’da vardır. Bu bağlamda Kuran’da geçen Harut ve Marut kıssası, Orta Doğu’ya olan ilgiyi açıklayacak tüm içeriğe sahiptir. Orta Doğu denilince fosil bazlı enerjiler daima gündemin birinci sırasındadır, fakat bunun yanında dünyanın kadim geçmişine yönelik tüm veriler de Orta Doğu’dadır. Bu bağlamda Orta Doğu’ya yönelik yabancı ilgisinin ve İsrail’in Kuzey Irak’taki tutumunun objektif bir biçimde mercek altına alınması faydalı olacaktır. Bu aynı zamanda Türkiye’nin Orta Doğu’ya yönelik ilgisi ve siyasetinin ne kadar isabetli olduğunu gösterecektir. 

Meyve ve bitkilerin coğrafyası olduğu gibi ilimlerin de coğrafyası vardır. İsrail, Irak’ın; Harut ve Marut’un memleketi olduğunu bilerek Irak’la ilgileniyor. Harut ve Marut, Irak’ın içinde olan ilmin irtibat efradı. Irak ilim bakımından en enteresan ilimlerin ortaya çıktığı yer. Bir yaklaşıma göre Harut ve Marut özel ilim sahibi iki insan, ancak bazı yaklaşımlara göre onlar “iki melek”. 

Harut ve Marut’un melek mi, yoksa insan mı oldukları hususu, İslam Kelam ve Tefsircileri arasında bir polemik ve hâlen çözüme kavuşmuş değil. Diyanet İşleri Başkanlığı uzmanlarından Ali Parlak’a göre, “Kur’an-ı Kerim’de anlaşılması en zor ayetlerden biri de – Babil’deki Harut ve Marut kıssasının geçtiği – el Bakara Suresi’nin 102. Ayetidir. Özellikle ayetin anlaşılmasında sorun teşkil eden Harut ve Marut adlı meleklerin sihirle ilişkilendirilmesi, aynı ayet içinde insanlara sihir ilmini öğretenlerin şeytan olarak nitelenmesi ve iki meleğin insanlara sihir ilmini öğretmesi arasındaki çelişki çözülememektedir” (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fak. Dergisi, Cilt: 55, Sayı: 1, 2014).

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Ahmet Bedir ve Hüseyin Tunçbilek’e göre de “Harut ve Marut’un melek oldukları düşüncesi, meleklerin masum olduklarını açık bir şekilde ifade eden Tahrim Suresi 6. Ayetle çelişmektedir… -Diğer yandan- TDV İslam Ansiklopedilerinde onların melek olmadıkları kesin dille ifade edilmemiştir.” (Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: IV, Sayfa: 1-28, Yıl 2002) 

Bugün, paraya, kıymetli metallere, ya da birtakım stratejik ürünlere sahip olanlarda; elindeki gücün gideceği, gücün yeni başka noktalarda toplanacağı ve küresel lig değişimi yaşanacağına dair bir kaygı var.

Herkes iktidarını kalıcı hale getirmenin peşinde. Batı’nın kadim bilgilere, ezoterik örgütlere yönelişinin temelinde bu var. “Bu güç elimizde kalıcı olmayabilir, nitekim buna sahip olanların gücü ve iktidarı geçmişte de kalıcı olmadı, dolayısıyla yeni bir iktidar enstrümanına ihtiyacımız var” düşüncesi gelişti. Batı’nın Orta Doğu ve Asya’ya yönelişinin temelinde de işte bu düşünce var.

Bu kapsamda İsrail, Orta Doğu’nun en eski yerleşim alanı Irak üzerinden eski medeniyetlerle irtibat peşinde. Mitoloji ve arkeoloji üzerine dünyada belki de en çok mesai sarf eden ülke İsrail, Irak’ı eski medeniyetlere açılan bir “pencere” olarak görüyor. Bu bağlamda Türkiye’nin avantajlarını analiz etmeye ve gücünü ortaya koymaya devam etmeliyiz ki Türkiye’nin neden hedefte olduğu anlaşılsın. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları