YAZARLAR

Anılar

Dünü anlamanın en iyi yollarından biri de toplum hayatında önemli olan kişilerin anılarıdır. Anılar bizlere bir çok mesajlar verirler. Bu bağlamda anılar geçmişin perde arkasının açıklanması ve bir çok gözlem ve keşkelerimizi ortaya koyması ve olması gerekeni anlatmaya çalışması açısından da mühimdirler.

Ülkemizde anıları yazmak çok da başvurulan bir yol değildir. Toplum ve devlet hayatımızda stratejik roller oynamış bir çok portre anılarını yazamadan ölmüşlerdir. Halbuki anılar kişi öldükten sonra bile tarihi, günümüzü ve geleceği aydınlatmaya devam ederler. Anılar aynı anda bir çok işlevi yerine getirmektedir. Geçmişin perde arkasını açığa çıkarttığı için ibret boyutu olan, öğretici, hataları azaltıcı, kişilere çeki düzen verici, bugünü ve geleceği inşa edici, yeni vizyonlar üreten, pişmanlıkları, kırgınlıkları, sevinçleri ve yapılması gerekenleri işaret eden, tarih yapan, yazılmış tarihleri düzelten gibi sayısız görevi başarıyla görürler.

Anılar ile kitaplar, söyleşiler ve nakiller bir çok kurguyu da içerebilirler. Günah galerisini temizlemek, yeni vasıflar yükleyerek kendisini bir nevi yeniden “yaratmak” ve mesaj vermek gibi farklı boyutları da olan anılar bu yönüyle aslında ciddi bireysel belgesellerdir.

Hatırat yazımı Batı'nın stratejik değer yüklediği bir edebiyat/tarih ve sanat türüdür. Edebiyat ürünü olanlar da, tarihi tür olanlar da sanat içerenler de farklı “misyonlara” sahiptir.

Biyografi ve hatıratı birlikte ele alıp tarihle ve görgü tanıkları ile mukayeseli bir analize tabi tutarak geçmişin karanlık bölgelerini, aydınlatılmış sanılan alanlarını yeni verilerle işlemek bugün yüksek tarih veya stratejik siyasal tarih diye nitelendirilmeyi hak eden bir ciddi disiplin olarak ortaya çıkmaktadır.

Anıların yayınlanması ile birlikte toplum ve devlet hayatında ciddi tepkiler oluşabilmektedir. Bu sebeble günümüzde önemli merkezler “anı işçiliği” diyebileceğimiz bir “anı madenciliği”ni geliştirmektedirler. Farklı bir propaganda, strateji, tarih, manipülasyon, dezenformasyon, motivasyon, operasyon, sanat, iletişim bilimi, pazarlama, gelecek inşa etme, geçmişi karartma ve deforme etme, bazı kişileri, aileleri, kurumları ve devletleri aşağılama/yüceltme/yeni yörüngeye oturtma veya kategorize etme gibi fonksiyonlara sahip bu anı yazımı mesleği, geleceğin en önemli mesleği olmaya da adaydır. Tasarım ve kurgu içeren boyutlar kazanması sebebiyle “objektif anılar” her zaman altın değerinde olacaktır. Gerçek birdir fakat her insanın gerçeği başkadır. Bu da gerçeği sonsuzgen yapar. Bu sebeple anılar, gerçekten de önemli kişiler, kurumlar, olaylar, şirketler ve devletler gibi varlıkların hayatlarını değişik ebatlarda sürekli etkilemektedir.

Dünyada siyasetin, ticaretin, sanatın, diplomasinin, istihbaratın, medyanın, hukukun, dinlerin ve daha bir çok alanın anılar yolu ile yeni vizyonlar kazanması, anı madenciliğinin stratejik önemini ortaya koymaktadır.

Türk ve dünya tarihi incelendiğinde hatıratların yani anıların ne kadar güçlü çeldiriciler ve yönlendiriciler olduğu Türkiye'nin yakın tarihi, anı ve biyografi madenciliği yolu ile uğranılan operasyonlar serisi bakımından hayli zengindir.

Hayat sürekli bir mücadele/savaş ise, savaş zamanlarında gerçeğin altın değerinde olduğunun bilincinde olmak son derece değerlidir.

Ömer Özkaya Diğer Yazıları