YAZARLAR

Teknolojik ve bilimsel devrimler büyük krizler üretir 

Teknolojik ve bilimsel devrimler büyük krizler üretir 

Dünyada bilimsel ve teknolojik gelişmeler baş döndürücü bir hızla artmakta ve takibi olağanüstü derecede zorlaşmaktadır. Bu gelişmeler; toplum, ekonomi, siyaset, finans, ahlak, din, kültür, fikir, ideoloji gibi binlerce alanda mega değişimler yaratmaktadır. 

Dünyadaki geleneksel müesses nizam büyük bir sarsıntı geçirmektedir ve bu sarsıntı yeni gerilimler ile daha da artacaktır. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler yeni bir “evrensel ulus” oluşturarak, öncelikle klasik devlet algısını örseleyen bir ivmeye sahiptir. Henüz tam anlamıyla kalıcı ve sınırları olan bir “internetya ülkesi” kurulmadıysa da bu olgu, iletişimsel ve networksel olarak epey gelişmiştir ve hızla gelişmeye devam etmektedir. 

Enternasyonalist siyasal ideolojilerin başaramadığı evrensel ideolojik ulusu, bugün bilim ve teknoloji başarmıştır. Özellikle internet ve bilişim evreni; kendi toplumlarını oluşturmakta, bireyler, aileler, kurumlar, devletler ve toplumlar arasında yeni bir iletişim salkımı ve stili inşaa etmektedir. Bu değişim ve dönüşüm kendi duyarlılığını, etik değerlerini, yerel ve küresel kriterlerini üretmekte, meta-siyasi ve meta-ekonomik bir karakter taşıma eğilimini kripto paralar üzerinden hissettirmektedir. 

Dünyanın klasik neoliberal kapitalizmin sonuna geldiği, networksel evrensel ulusun doğuşunun oluşumu sürecinin orjini olan bir noktada olduğu düşüncesi ciddi ciddi devletleri meşgul etmektedir. 

Bilim ve teknoloji üretme alanında çok ileri fakat bu bilim ve teknolojileri kullanma konusunda hiper geometrik bir enerji oluşturamamak, öncelikle ABD ve onun şahsında Batı'nın temel sorununa dönüşmesi riski yüksek oranda ABD ve Batı tarafından algılanmış bulunmaktadır ve bu algı, gerilimi daha da artıracak ana enerji santralini oluşturmaktadır. ABD ve Çin arasında gelişen gerilimin çok boyutluluğu da bu risk algısının kapsama alanının genişletilmesini ABD ve Batı açısından “stratejik” gereklilik olarak dayatmaktadır. 

Ülkesel, bölgesel ve küresel bir çözülme ve yeniden tesis gerektirdiği düşünülen bilimsel ve teknolojik hızlı dönüşümün, yani bilişim devriminin kontrol altına alınamamasının genel bir kabus yaratma tehlikesi içerdiği düşüncesinin bizzat bu bilişim devriminin aktörleri tarafından dile getirilmesi stratejik bir öneme sahiptir. 

Tarihte görüldüğü gibi bilimsel ve teknolojik gelişmeleri ideolojik bir dalgaya dönüştürerek yeni siyasal aktörler ve alanlar oluşturmak mümkündür. Nitekim Reform ve Rönesans hareketleri ile paralel gelişen bilim, teknoloji, sanat ve medya, önce Avrupa'yı sonra tüm dünyayı dönüştürmedi mi? Bu bağlamda dünyada ünlü entelektüellerin, ideologların ve siyasal önderlerin bugün stratejik merkezlerde yeniden ilgi merkezi olması da şaşırtıcı değildir. 

İsrailli bilim adamı Yuval Noah Harari’nin analizleri ciddi ilgi çekmektedir. Harari’nin insanlığın yeni bir yörünge arayışına tarihsel bir arka plan ve dayanak noktası geliştirme çabası Batı'nın önümüzdeki süreçte gideceği yeni kültürel evrenin ipuçlarını da vermektedir. Harari’nin analizleri Batı'nın da arayışlarının ebatları konusunda değerli veriler sağlamaktadır. 

Ekonomik faaliyetlerin ana kaidesini oluşturan üretilen ürünün el değiştirmesini sağlayan “para”nın türü, her zaman önemli olmuştur. Sanal paralar alanında görülen “gelişmeler” bugün yaşanan gerilimleri besleyici bir başka boyuttur. 

Çağdaş tüm devletlerin tanımında yer alan ve en stratejik gücü temsil eden “para basma” gücünün el değiştirme olasılığı da ABD’nin ve Batı’nın üzerinde çok çalıştığı bir başka netameli başlıktır. 

Dünyada yaşanan devletlerarası gerilim, yepyeni bir dünyanın kurulması ile sonuçlanacağı ve ilk defa küresel boyutta devrimler sürecine girildiği yönünde bir öngörüde bulunmayı gerekli kılmaktadır. 

Tarihi doğru bilmek ve doğru okumak, geleceği sağlam kurmak demektir. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları