YAZARLAR

Yeni yöntemler ve yeni fikirler

Savaşın her türlüsü için şöyle bir tespit yapılabilir: “Savaş yalnızca ahlakı değil, aklı ve sağduyuyu da örseler.” 

Çin, AB ve ABD arasında başlayan, şimdilik gümrük tarifelerinin yükseltilmesi içerikli, “savaş”ın bilinen yüzü ne yazık ki çok az. Öncelikle Trump'ın başkan seçilmesi ve o süreçte yaşananlar ve Başkan'ın ticaret erbabı-işadamı olması, yani özgeçmişi, zaten yeni dönemin tüm şifrelerini veriyordu. ABD bir ekonomik, finansal, ticari ve mali önlemler serisiyle uluslararası ekonomi siyasetine müdahale edecekti, bu süreç başlatılmıştır. 
Ekonomi bilimi, sadece bilim değildir. Ekonomi, finans, ticaret ve mali hususlar aynı zamanda bir “hüner” bir “sanattır.” Dolayısıyla ekonomi, bir önlemler demetiyle rayına oturtulacak bir tren değildir. Trump'ın ekonominin öncelikle bir hüner olduğunu bildiğini bilmek zorundayız. Ekonominin bir sanat olduğunu da “gerçek” iş adamları bilirler. 
Ekonomi, finans, ticaret ve maliye; multidisipliner bir hüner ve sanat ise, bu konuda kim bu işin inceliklerini kavramış ise, savaşı kazanacak olan odur. 
Dünya ticaret savaşlarının “hukuki” önlemlerle başlamasından daha doğal bir şey olamazdı. Çünkü ticaret karşılıklı anlayış ve anlaşma ile yapılmaktadır. Ekonomi ve ticarette anlayış, empatiyi de içeren çok geniş bir bakış açısını zorunlu kılar ve aynı zamanda hukukî alt yapıyı da oluşturur. Yani “ticaret” her zaman çok sayıda strateji üretebilir, fakat stratejiler ticareti üretemezler. Bu bağlamda ortada zaten bir strateji de yoktur. Fakat gümrük vergisi listesine alınan ürünler incelendiğinde mesajlar ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan “mesajlar” da kısa ve orta vadede “barış” içermemektedir. 
Dolayısıyla ABD ile AB ve Çin arasında başlayan dünya ticaret savaşlarının, çoktan beri ileri sürdüğümüz yeni bir uluslararası ilişkiler rejimini dizayn etmeyle sonuçlanacağı da açıktır. Ancak bu yeni uluslararası ilişkiler rejimi “bir sistem ve düzen kuracaktır” anlamına gelmemektedir. Yeni uluslararası ilişkiler rejiminin kimyası, sürekli uyuşmazlıklar, sürekli çekişme ve sürekli yeni fikir ve akıl arayışları içerikli olacaktır. Bu nedenle şu hükme varmak gerekmektedir: ABD ile Çin, ABD ile AB ve ABD ile Rusya arasında gerçek bir anlaşmaya ve antlaşmaya varılması mümkün değildir. 
 Ticarette her kâr, bir başkasının kaybı olarak formüle edilmiştir ve bu klasik formüle sadakat, bugünkü anlaşmazlıkları hep diri tutacaktır. Çare yeni ekonomik, finansal, ticari ve mali fikirler ve akıllar üretmektedir. Bu yeni fikirler, makul geçici dengeler üretecektir. Ekonomi, finans ve ticaret, dengelerin sürekli değiştiği ve değişebileceği bir karaktere sahiptir. 
Trump gibi bir işadamı-lider sürekli genel geçici mizanı görmek isteyecektir. Bu sürekli olarak küresel ekonominin farklı mukayeselerle masada olması demektir. Aynen bir savaş nasıl yönetilir ise, bir ekonomik, finansal ve ticari operasyon da aynı şekilde yönetilir. 
Geçmişteki bir yazıda “Çin ve Japon savaş stratejilerini çalışmış bir ABD ve Batı” olgusuna vurgu yapmıştık. Japon ve Çin savaş stratejilerine yoğun emek harcamış bir ABD ve Batı, buradaki zihniyeti ve aklı da kavramış olabilir. Bu şimdilik Çin'in ve ilerleyen süreçte kuvvetli Asya ekonomilerinin birçok yeni fikirler ve yöntemler geliştireceğini göstermektedir. 
Çin'in İslami Asya'daki ve Afrika'daki hamleleri ABD'ye bir cevap niteliğindedir. ABD'nin ne düşündüğünü ve ne yapacağını analiz edip öngörmektedir. 
Durum gerçekten çok ciddidir. Çünkü bir tarafta 1.5 milyarlık bir nüfusun geleceği ve diğer tarafta da yine 1 milyarlık Batılı bir nüfusun geleceği söz konusudur. Bu durum değil bir, beş dünya savaşı bile üretebilir. GDO'nun nasıl bir savaş enstrümanı olduğunu, genetik biliminin, bilişimin önüne stratejik olarak neden geçtiğini anlamamızı ve meteoroloji biliminin neden giderek öne çıktığını görmemizi gerektiren inanılmaz önemli bir süreçteyiz. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları