YAZARLAR

yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

05 Nisan 2018

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Yeni bir casuslar toplumu ve uluslararası ilişkiler rejimi (4) 

ABD’nin bazı ithal ürünlerinde gümrük duvarlarını yükselteceğini ilan etmesi ticaret savaşlarının fitilini ateşleyecek bir gelişme olarak kabul ediliyor. Çelik ve alüminyum gibi ürünler ile başlayan bu liste mutlaka uzayacaktır. ABD’nin bu kararına Çin, ABD’den ithal edilen 125 kalem ürüne, %25’lere varan gümrük engeli kararı ile karşılık vermiştir. 

İki ülkenin aldığı bu kararlar yeni casuslar toplumunun çalışma içerikleri hakkında hayli bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktır. İki ülke arasında başlayan bu karşılıklı gümrükleri yükseltme kararları, klasik analiz metotları ile bilindik sonuçlara götürecektir izleyenleri. 

Ancak ABD ve Çin’in birbirine eklenmişlik oranı veya karşılıklı bağımlılık oranı ya da stratejik ürün ve sektörlerdeki bir birine bağımlılık oranı, bu kararlardan ABD ve Çin'in içinde ve dışında olumlu/olumsuz etkilenecek kişi, şirket ve hukuk dalları ile lojistik hizmetleri ve finansal ürün kanallarının verdiği tepkiler gibi onlarca, yüzlerce parametre mercek altına alındığında, yeni uluslararası ilişkiler rejiminin ipuçlarını yakalamaya bir parça yaklaşmış olabiliriz. 

İki ülkenin karşılıklı olarak bazı ürünlerde gümrük engellerini yükseltmiş olmaları yeni casuslar toplumunun da ilk önemli çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu tür stratejik kararların ne tür sonuçlar üretebildiğini görmek için yüzlerce korumacılık ve kota daraltımı/artırımı olayı incelenebilir. Bu incelemeler yeni ikili veya çoklu, örtülü/açık paktların veya sair iç/dış politik operasyonlar hakkında şaşırtıcı bilgiler paneli ile karşılaşmanın en kestirme yollarından biridir. 

ABD’nin ve Çin’in ince, rafine ve güç hukuku konularında çok ciddi uzmanlık alanlarına sahip olduklarının altını kalınca çizmek gerekmektedir. Sadece ABD ve Çin değil, AB, IMF, Dünya Ticaret Örgütü gibi onlarca, yüzlerce devlet ve örgüt, hukuku, en stratejik ve etkili enstrümanlar listesinin başına yazmaktadır. Güç+hukuk+nitelikli istihbarat+çok boyutlu diplomasi+bilim=büyük güç olma denklemi yüzyıllardır bozulmadan devam etmektedir. Dolayısıyla yeni casuslar toplumunun en önemli bilim dallarından ya da kafalarındaki 22 şapkadan en stratejik olanlarından biri de hukuktur. 

Türklerin savaş meydanlarında kazanıp masada kaybetmelerinin temel sebebi hep hukuk oldu. 

Yeni uluslararası ilişkiler rejimi, hukukun tam olarak ne anlama geldiğini anlayanların dominant olacağını tüm süreçlerde ortaya koymaktadır. 

Akdeniz’in tarih boyunca en önemli özelliklerinden biri de küresel “hukuk”un dinamiklerini ve kimlere -devlet, şirket, etnik, dini topluluk- nasıl uygulanacağının kurallarını ve parametrelerini vazedecek ortamı ve uluslararası ilişkiler rejimini belirlemesidir. Yani uluslararası bölüşümün –refah, zenginlik, fakirlik ve güç skalası- nasıl olacağı bu havzada ortaya çıkarılmıştır. Türkiye’nin önemi de hep bu noktada en yüksek düzeyde algılanmıştır. Bu bağlamda ticaret savaşları, kadim zamanlardan beri olanca inceliği ile yoğunlaşarak devam etmektedir ve edecektir. 

Dolayısıyla bu çok kadim akıl oyununda zorun oyunu bozması kuralı, hemen hemen hiç işlememektedir. Çünkü ticaret zihniyeti, ticaret bilgisi ve ticaret aklı, her zaman klasik akıl algısının dışında işlemiştir. Bu bağlamda iktisat tarihi, hukuk ile birlikte en stratejik bilim dallarından birisi olmuştur. Batı'nın bu konuda yayınladığı eser sayısı, konuyu algılayış tarihleri hakkında da aydınlatıcıdır. 

İşte bu sebeplerle AKDENİZ, yeni uluslararası ilişkiler rejimini ve yeni casuslar toplumunu anlamamızı sağlayacak bilgiler denizidir aynı zamanda. 

Türkler, Akdeniz’in önemini doğal olarak çok önceden kavramış ve yaşayarak da öğrenmiştir. 

Pazar günü bu seriyi bitirelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları

Olup bitenler 

25 Nisan 2018

24 Haziran seçimi

22 Nisan 2018

Arkeolojik ve antropolojik kavga 

21 Nisan 2018

Kehanetin takibi 

18 Nisan 2018

İsrail’in ömrü

15 Nisan 2018