YAZARLAR

Akıntıya karşı kürek çekilmez!

13 Temmuz 2018 tarihinde yazdığım köşe yazısının başlığı “Devletin Dini Adalettir, Şeriatı Liyakat ve Ehliyettir” idi. 

O kadar çok olumlu tepki aldım ki, anlatamam! 

Mustafa Ali Efendi’nin şu meşhur beytini hatırlatayım da, bu olumlu tepkilere tercüman olsun. 

“Neş’e tahsil ettiğin sagar da senden gamlıdır 

Bir dokun, bin âh işit kâse-i fağfurdan!” 

Genç nesil anlasın diye, bugünkü Türkçeyle anlamını aktarayım: Neşeyi, mutluluğu aradığın o kadeh, aslında senden daha dertlidir. Bir dokun, bin âh işitirsin o zarif kadehten. 

Evet, aynen böyle bir ortam oluştu o yazıyı yazınca. Yüzlerce telefon ve bir o kadar da e-mail aldım. 

Meğer adaletsizlikten, ehliyet ve liyakatsizlikten ne kadar da mustarip insan varmış! 

Ne kadar da ifadesi, aslında lafın gelişi… Bir de bana ulaşamayan veya böyle bir eyleme kalkmayı düşünmeyen binleri, hatta milyonları düşünün… 

Bu kısa hatırlatmadan sonra, esas konuya gelelim. Terakki için, değişim şarttır. Bu şarta uymazsanız, yerinizde sayarsınız, geri kalırsınız ve insanlık kervanından koparsınız! 

Günün şartları neyi gerektiriyorsa, ona uymak zorundasınız! 

Örneğin taşımacılıkta taksiler hayata geçince, faytoncuların işi bitti. Akıllı faytoncu buldu buluşturdu kendine bir taksi aldı ve işine devam etti. Hem işini rahatlattı, hem de daha çok para kazandı. 

Önünü göremeyen, günün şartlarına göre pozisyon alamayan faytoncunun durumunu anlatmama lüzum yok! 

Herkes ne olduğunu tahmin eder. 

Devletlerin yönetim biçimleri, hukuk sistemleri, kanunları, yönetmelikleri, tüzükleri de dokunulmaz, sabit/kalıcı değillerdir. 

Yani bunlar tabu haline getirilmemelidir! Getirildiği anda, terakki refleksi yok olur! Cemiyet, toplum yerinde saymaya mahkûm edilir. 

Buzdolabı icat edilince, tel dolabının faziletlerini saymaya başlayan yönetim veya buzdolabını hayata geçirmeye çalışan iktidara karşı, tel dolabının nostaljik havada varlığını yücelten muhalefet, toplumun mezarını kazıyor demektir. 

O halde terakki şarttır! 

Değişim, ıskalanmaya gelmeyen, hayatın bir gerçeğidir. 

Türkiye yapılan son seçimle, cumhuriyet ve demokrasi çerçevesi içinde kalmak şartıyla, evrensel hak ve hukuk çizgilerini muhafaza etmek şartıyla, yönetim çarkı itibariyle büyük ve önemli değişimlere gebedir. Bu önlenemez, buna karşı, akıntıya karşı kürek çekilmesi de beyhude bir çabadır! 

Değişim, evet! 

Ama nasıl? Cuma’ya devam edelim…

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları