YAZARLAR

Dalgaya karşı birlik olalım, gemi’ye sahip olalım!

Bayrağının her tarafta dalgalanmasına, Îstiklâl Marşı’nın statlar dahil, kaymakamların köylüye inek dağıtım törenlerine kadar her yerde çalınması, bağımsızlığın için yetmedi demek!... 

Al sana Gezi olayları,… Al sana 17-25 Aralık kumpası,… Al sana MİT Tır'ları operasyonu,… Al sana 15 Temmuz darbesi… 

Evet, hadisenin özeti, bu!... 

2007’den itibaren Türkiye kendisi için biçilen 1946’dan 2007’lere kadar giydirilen elbiseyi üzerinden çıkarmaya başlayınca, işler değişti!. 

Batı Paktı, bilâ kaydu şart Ortadoğu’da ‘‘Emin Karakol’’ olarak dizayn ettiği, kontrolünde tuttuğu ve ‘‘stratejik müttefik’’ sıfatıyla arkasını sıvazladığı Türkiye, boynundan kemendi çıkarıyordu!... 

Ben bağımsız bir ülkeyim!... 

Dananın ipinin koptuğu nokta, burasıydı!. 

Yok efendim Erdoğan’ın diplomasi dışı dış politika söylemleri, yok efendim hamasî hitabet anlayışı, yok efendim kontrolsüz dış politika atakları, yok efendim dünya dengelerini gözetmeme alışkanlıkları… vs… vs… 

Geçin bunları… Vizyonsuz beyinlerin, dünyanın gidişatını okuyamayan, internet haberleriyle politik argümanları ağızlarına pelesenk yapıp, siyasi analizlerde bulunan kasaba politikacılarının lakırtıları bunlar!... 

Yok Feto’nun iadesiymiş, yok Halk Bankası, yok Rıza Zarrab olayıymış, yok Evanjelist Rahip’in tutuklanmasıymış!... 

Hepsi, gerilim için günlük bahane argümanları!... 

Hadisenin özü, kemendi boynundan çıkaran Türkiye’nin Bağımsızlık politikası!... Gezi’den, MİT Tırları’ndan, 15 Temmuz darbesinden istediği neticeyi alamayan Batı Paktı şimdi de ekonomik operasyon dosyasını hayata geçirmeye başladı!... 

Evet, son kozları bu! 

Dalgalarla gemiye alaboralar yaşatamadılar, son çare olarak altından bir delik açıp geminin su almasını, gemidekilerin paniğe kapılarak, kontrollerini kaybederek, kaptana isyan etmelerinin hesapları üzerinde çalışıyorlar!... 

Bu gemi su alırsa, batma durumuna gelirse, bundan sadece kaptan ve tayfaları zarar görmeyecek!... Gemi’deki herkes zarar görecek!... 

Bu nedenle, gemide bulunan herkes, ama herkes; inancı, etnisitesi , dünya görüşü ne olursa olsun, gemideki herkes, su alan bu deliğin genişlemesine engel olmaya çalışmalı!... 

Herkes gücü nisbetinde, imkânı nisbetinde bu deliği tıkamaya çalışmalı!... 

Ben paltomu, sen ceketini, öbürü pantolonunu, hiç giysisi olmayan mendilini çıkarıp, o deliği tıkamaya çalışmalı!... Tâki, limana kapağı atıncaya kadar!... 

Endişeye kimse kapılmamalı, ümidini kimse kırmamalı… Hele hele ümitsizlik pompalamaya hiç kimse kalkışmamalı!. Gemi’yi limana ulaştırırsak, göreceksiniz bu sefer Güneş bir başka doğacak, bir başka ışık saçacak!... 

Sabır ve ümit!... 

Evet, bugün ihtiyacımız olan tek şey, bu!...