YAZARLAR

Değişimin Kaldırım Taşları!

Değişme, evet! 

Ama nasıl? 

Evet, insanlar da yaşlanır, ağaçlar da, binalar da! 

Bu nedenle, değişim veya yenileme ihtiyacı doğar! 

Bundan kaçınılmaz! 

Devletlerin yönetim çarkları, kurumları, siyasal ve hukuksal yapılanmaları da eski, zamanın gerisinde kalır. 

Bu nedenle, yaşadığımız zamanın şartlarına ve imkânlarına göre zamana uyum sağlamak mecburiyetindeyiz! 

Şu anda, tam da böyle bir sürecin eğişindeyiz. 

Siyasal sistemimiz olan Demokratik Cumhuriyet’i daha ileriye taşımak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken kırmızı çizgilerimiz bellidir: 

• Siyasal sistemimiz: Demokratik Cumhuriyet’tir. 

• Vatanın birliği ve milletin bütünlüğü esastır. 

• Evrensel hukuk ilkeleri, inanç ve fikir özgürlüğü, her alandaki insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesi olmazsa olmazdır. 

• Devletin bir tek dini vardır: Adı Adalettir! 

• Bu devletin şeriatı, ehliyet ve liyakattir. 

Hiçbir gerekçe, bu ilkeleri ikinci sıraya itemez, bunların yerine ikame edilemez. 

Yukarıda sadece birkaçını sıraladığım bu değer ve ifadelerin ışığında gerekli değişimler yapılmalıdır. 

Bu değişim sürecinde şu üç ilke mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır: 

1. Bilgi… Evet, hangi alanda değişime gidilecekse, o alandaki teknik bilgiden azamî şekilde istifade edilmelidir. Bilginin yerine, bilgiye dayanmayan kanaatlerle adım atılmamalı, yol yürünmemelidir. Hele hele bu kanaatler, dinî, mezhebi, etnik… gibi mecralardan beslenmişse, sizi hiçbir olumlu noktaya götürmez, sonu da felaket olur. 

Bilgi, sadece o alanın teknik verilerine, gerçeklerine dayalı olsun ve hiçbir ideolojik gözlüğün gölgesinde bulunmasın! 

2. Tarihî tecrübeden faydalanılsın… İnsanlık tarihi gibi bir toplumun, bir milletin de tarihî tecrübeleri, onun toplumsal hafıza ve felsefesini oluşturur. Bu hafıza ve tecrübe de kurumsal yapılara hem etki eder, hem de nasıl çalışacağına yol gösterir. 

Devletin kurumsal yapıları zamanın ve şartların gidişatına uyumlu olmalıdır. Bu uyum sağlanmazsa, bu kurumsal yapılar, devlet çarkının ayaklarına adeta pranga olurlar. 

3. Ancak değişim sürecinde yetkililerin en fazla ihtiyaç duydukları şey, bilgi ve tarihî tecrübeye ilave “sabır”dır. Bu süreçte itidalli ve sabırlı olunmazsa, filin züccaciye dükkânına girmesi gibi bir sonuçla karşılaşılması muhtemeldir, hatta kaçınılmaz derecede muhtemeldir. 

Bu nedenle, değişim kaçınılmazdır, tamam. 

Ama şu üç ilkeye riayet etmek de şarttır.