YAZARLAR

Duygusal süreç bitirilmeli!

Son yıllarda içeride ve dışarıda Türkiye’ye yönelik operasyonlar hiç hız kesmedi; biri bitmeden bir diğeri başladı. 

Yaklaşık 40 senedir bu ülke terörle boğuşmaktadır. İnsan kaybını, tüketilen insan enerjisini bir kenara bırakın, ülkenin bütçesinin önemli bir kısmı da bu terörle mücadelede tüketilmektedir. 

Her gün onlarca askerî savaş uçağının sınır içi, sınır dışı harekatta sadece yaktığı yakıtın maddî karşılığının ne olduğunu hesap ettik mi?.. 

Atılan bombaların, makinalı tüfeklerle leblebi gibi harcadığımız mermilerin maliyetlerini hiç düşündük mü?.. 

Her gün televizyonlarda, uçaklarımız şurayı-burayı bombaladı, üç terörist etkisiz hâle getirildi haberlerini toplum olarak öylesine kanıksadık ki!.. Adeta vaka-yı adiyeden oldu bu haberler. 

Yaptığımız şey, sivrisineklere karşı avcılık hareketine benziyor… Günde 50-100 sivrisinek öldürüyoruz, ama bataklık her gün bu eksilmeyi telafi etmekten geri kalmıyor!.. 

Bir tarafta ülkenin maddî enerjisi, diğer tarafta her gün beyinleri yıkanan, kandırılıp dağa, kamplara taşınan çocuklar!..    

Bu bataklığı oluşturan, besleyen emperyal güce, güç yetiremediğimiz için, söz geçiremediğimiz için, bir türlü netice alamıyoruz!.. 

PKK ile 40 yıldır yaptığımız mücadele, böylece sürüp geldi bu güne kadar… 

Son iki yıldır, yapılan mücadele örgütün belini kırsa da, bataklık yerinde duruyor… Bir de buna yeni bir bataklık daha ilave ediliyor… PYD Kuzey Irak ve Kuzey Suriye coğrafyası!.. 

Öyle görünüyor ki, bu mücadele aynı yöntemle devam edecek!.. 

Mermi ve İnsan!.. 

Devlette mermi, bataklıkta sivrisinek hiç bitmeyecek!.. Biz sivrisinekleri yok ettikçe, bataklık yenilerini üretecek!.. 

Kırk yıldır devam eden acı, kan ve gözyaşı, bir kırk yıl daha devam edecek!.. 

Bu yöntem de meseleyi kökten çözmeyecek, çözemeyecek!.. 

Yapılacak tek şey, bir yandan askerî tedbirler aynı kararlılıkla, hiç tavsamadan devam ettirilirken, diğer yandan da insan hedef alınarak sahaya inilmeli ve sosyal, toplumsal “birlik, bütünlük” programları hayata geçirilmeli! 

Yapılıyor, demeyin!.. 

Törensel programlarla, klişe sloganlarla bu olmaz!.. 

Bölge insanı mutlaka ama mutlaka duygusal süreçten kurtarılmalı, aklın hâkim olduğu sürece taşınmalıdır.  

Bölgede, akıl duygulara hâkim olduğu anda, aydınlık süreç başlayacaktır!