YAZARLAR

yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

14 Mart 2018

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Ey Anadolu kadınları! Siz bu dernekleri niçin kurdunuz?

Yedinci yılına giren bu ahlaksız savaşta, sayısı bir milyona yaklaşan insan hayatını kaybetti. Milyonlarca insan canını kurtarmak için evini-barkını terk ederek mülteci oldu. 

Hayatlarını kaybedenleri, mülteci olanları bir tarafa bırakıyorum. Her şey gözlerimizin önünde cereyan etti, hâlâ ediyor. 

Bu korkunç tablonun, çok da gündeme gelmeyen bir noktasına dikkat çekmek istiyorum: Yedi yıldır devam eden bu savaşta, 10 yaşın altında 15.000 çocuk (bebek, bebek!) can verdi. Hem de çoğu kurşunlarla değil, klor, sarin vb. kimyasal gazları soluyarak, ciğerleri patlayarak can verdiler!.. 

Ey analar! Öpmeye kıyamadığınız çocuklarınızı gözlerinizin önüne getirin! Birazcık ateşi çıksa, sabaha kadar gözlerinize uyku girmeyen geceleri hatırlayın!.. 

Bir gece yarısı, buz gibi Akdeniz sularının kıyıya attığı, adeta insanlığın vicdanına bir çivi saplar gibi, mesaj yüklü Aylan bebeğin o masum bedeninin yerinde kendi çocuğunuzu hayal edin!.. 

Ne olur, bir dakika, dayanamazsanız, birkaç saniye hayal edin bunu! 

Ya bu çocukların anaları! Evet, anaları... Yine ölenleri söylemiyorum. Esed’in zindanlarında işkence ve tecavüze maruz kalan 13.581 (resmi rakam; gerçeği bunun birkaç katı, unutmayın!) anneyi ve genç kızları bir hatırlayın! 

Şu an bu muameleye maruz kalan 417’si genç kız, 6.736’sı yetişkin kadın olan hemcinsleriniz zindanlarda ölümü tek kurtuluş çaresi olarak görmekte ve bir an önce Azrail’in gelmesi için dua etmektedirler!.. 

Bir de intiharın kötü bir şey olduğunu söyler dururlar insanlar tarih boyunca!.. Bu insanlar için kurtuluş yolu olan intihar, imkan ve fırsatlarına bile ulaşamadıkları bir kurtuluş reçetesi!.. 

Genetiği kan ve haram lokma ile yoğrulmuş Batı dünyasının kadınlarından bir şey beklemiyorum bu konuda. 

Peki, bize ne oldu, bize? 

Sayısını bilmiyorum ama, muhtemelen binin üzerinde çeşitli kadın dernek ve vakıf şubeleri var ülkemizde!.. 

Hanım kardeşlerim, sahiden, siz bu dernekleri niçin kurdunuz veya kurulan bu derneklere niçin üye oldunuz? 

Herhalde sadece 8 Mart günü şöyle bir “sahnede biz de görünelim” veya “zaman zaman toplaşıp birbirimize yemek tarifleri verelim” düşüncesiyle değil, değil mi?  

Bugün sokaklara dökülmeyeceksiniz de, ne zaman döküleceksiniz? 

Bugün, bu kıvılcımı harlatıp tüm çürümüş vicdanları tutuşturmayacaksınız da, dünyayı bir yangın alanına çevirmeyeceksiniz de, ne yapacaksınız peki?.. 

Suriye zindanlarında tecavüze, işkencelere maruz kalan kadınlar sizi ilgilendirmiyorsa, bir kadın olarak sizin için önceliği olan nedir bu dünyada? Kendinizi, vicdanınızı bir sorgular mısınız? 

Hapishanelerde doğan çocukları bir gözlerinizin önüne getirin, bir vicdan muhasebesi yapın ve hâlet-i rûhâniyenizi bir sorgulayın bakalım! 

Lânet olsun, bu dünyaya!..

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları