YAZARLAR

yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

25 Mayıs 2018

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Gariban Maarrem!

Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’na karşı iki sefer CHP Genel Başkanlığı için aday oldu. 

İkisini de kaybetti. 
Ama, evet ama Kemal Bey’in CHP’ye giydirdiği maskeyi indirdi, tabanın da gözlerinin içine sokmayı başardı. 
Bu iki kongrede de aday gösterimi sırasında asgari delege imzasını zar zor elde etmesine rağmen, gizli oyla yapılan iki seçimde de bu oranı ikiye-üçe katlayacak derecede oy aldı. 
Bu durum, Kemal Bey’in CHP’yi nasıl bir diktatöryal yönetim anlayışı ile yönettiğini gözler önüne serdi. 
Bu iki kongrede Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun bu yönetim anlayışına ciddi salvolarla hücumlarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun bu salvolara karşı CHP’deki parti içi demokrasi teraneleri, tabanda hep tebessümle karşılandı. 
Kemal Bey, Cumhurbaşkanlığı’na bütün zorlamalara karşı aday olmadı. Zira kaybedeceğini, üstüne üstlük CHP’deki koltuktan olacağını biliyordu. Hem de yüzde doksan dokuz değil, yüzde yüzdü bu ihtimal! 
Eee!.. Parti genel başkanlarının tek amacı, tek hedefi iktidara gelip ülkeyi yönetmek değil mi? 
Bu gerçeğin karşısında hakikatin üstünü örtemeyeceğini bildiği için, her zaman yaptığı gibi kıvırma seanslarına başladı. 
“Parti başkanları Cumhurbaşkanlığı’na aday olmamalı. Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Ben yarın seçilirsem, tarafsız kalacağıma yemin etmem gerekir. Eee, ben tarafım. Hem yemin edip hem de tarafsızlığımı çiğnersem, onursuz, şerefsiz durumuna düşerim.” 
Mealen böyle kıvırırken, Cumhurbaşkanı’na da hakaret göndermelerinde bulundu kurnazca! 
Önce ikinci bir Ekmeleddin aramaya kalktı. Bu, Gül’dü… Olmadı!.. Büyükerşen, Kesici isimleri öne çıkınca tırstı… Kendisinden fazla oy alırlarsa kongrelerde salvolara maruz kalabilirdi. 
En sonunda Muharrem’e razı oldu. Hem de bir taşla iki kuş vururum hesabı yaparak… 
Aday gösterirken, kürsüye şöyle davet etti: Eski öğretmen, yeni politikacı! Gel bakalım Muharrem! 
Terbiyesiz bir üslup ve aşağılayıcı bir ifade… Bunu 80 milyon insan hemen hissetti. 
Adeta, iki kongrede kendisine karşı aday olmasının kurnazca intikamını alıyordu!... 
Muharrem meydanlara çıktı. Esip gürledi. 
Ama gün geçtikçe performansı düşmeye başladı. Kemal Bey onu meydanlarda yalnız bıraktı. 
Sanki CHP’nin adayı değil, bağımsız bir aday görüntüsü oluşmaya başladı. 
CHP devletten 80 milyon TL seçim yardımı aldı. Normalde bu parayı Sayın İnce’nin kampanyası için harcaması gerekirken, zırnık koklatmadı. 
Muharrem, meydanlarda gariban Maarrem’e dönüştü. Dinleyenlere param yok, yardım edin diye seslendi. Verin, ister bir lira, ister beş lira… Ama verin! Biraz öfkeli, biraz hüzünlü bir sesle kalabalıklara böyle sesleniyordu! 
Muharrem’in içine düştüğü bu durumu Kılıçdaroğlu bir defa daha fırsata çevirdi. Elini cebine attı ve Muharrem’e 13.000 TL verdi. 80 milyon almış devletten 13.000 TL veriyor! 
Dilenciye sadaka gibi! 
Bu hareket, daha önce yaptığı hakaretin üstüne tuz biber oldu! 
Kemal Bey, parti içinde Muharrem İnce’yi destekleyen ne kadar milletvekili varsa, hepsini biçti. 
Hiçbirini aday olarak göstermedi!.. 
Maarrem cıscıplak ortada kaldı! 
Sayın İnce’ye çağrım: Meydanlarda Erdoğan’a salladığın salvoları bırak… Karşılığı yok! 
Yarından itibaren Kılıçdaroğlu’na salvolarını salla! 
Emin ol karşılığını görecek ve meydanları sallayacaksın! 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları