YAZARLAR

Hocam, tuvalette sakız çiğnemek caiz midir?- 2 

Merhabam olan bir tanıdığım var. Peygamberin sünnet anlayışını “bıyık”a hapsetmiş! Her sabah kalktığında, en az yarım saat elinde makas ve tarakla aynanın karşısına geçer, üst dudağına yaklaşmış kılları avlamaya başlar!.. Sanki bıyığının bir teli üst dudağına kadar uzamışsa, dinden çıktığının psikolojisine girer!.. Caddede karşılaştığımda, hemen yolumu değiştiririm. Çünkü değiştirmesem, üstüm başım kan içinde bile olsa, bu halimi görmez, sadece bıyıklarıma odaklanır… Mutlaka üst dudağıma kadar uzamış bir-iki kıl tespit eder ve başlar nasihate: Peygamberin sünnetinin öneminden girer, şefaatinden mahrum olacağımı hatırlatır, hatta ısrarcı olursam bunun, sünnette lakaytlık sınırını aşacağını ve küfre gireceğimi söyler!... “Üstelik dinî tahsil de yapmış, profesör olmuşsun, yazık, yazık!” diyerek fırçalama işlemini bitirir, tebliğ sorumluluğunu yerine getirmiş bir mümin olarak yürüyüp gider… 

Hele hele şu Diyanet’in sol elle yemek yeme fetvası gündeme düştüğünden beri, onu gördüğümde sol elimi saklamaya çalışıyorum. Sol elle bir şey yapmaya kalksam, onun da elinde satır olsa, eminim ki vurup elimi koparır!.. Kendisinin tuvalette ne yaptığını da işin doğrusu merak ediyorum, ama çekindiğim için soramıyorum… 

Biraz da sol elle yemek yemek veya sağ elle haram lokma zıkkımlanmak üzerine birkaç kelam edelim: İki veya üç yıl önceydi; bir televizyon programında, sol tarafımda bulunan su bardağını, kolayıma gittiği için sol elimle alıp bir yudum su içtim. Programın sonunda cep telefonuma baktım ve gelen mesajları okudum.   

Altı mesaj, programla ilgili tek kelime etmeden, sol elimle tuttuğum bardaktan içtiğim bir yudum su için tepki gösteriyordu. Bunlardan biri, hatırımda kaldığı kadarıyla mealen şunu yazmıştı: “Mehmet hocam, sen benim idolümdün! Sol elle su içtiğini görünce dünyam yıkıldı! Artık benim için bir HİÇ’sin!” 

Güldüm, geçtim tabi. Beni dinleyenlerin arasında bu kuş beyinlilerin de olduğunu düşününce de, sarf ettiğim emeğe ve efora üzüldüm haliyle… 

Bu sol elle yemek yemek ve şeytan meselesi, Diyanet’in fetva sayfasında yer alınca ve medyada paylaşılınca, birkaç yıl önce yaşadığım bu olayı hatırladım.   

Öncelikle buluğa ermiş küçük yaştaki kızlarla evlenme, sol elle yemek yeme… gibi, gibi sorular, bir kesim tarafından kasıtlı olarak sorulmakta, Ortaçağda günün şartları ve anlayışıyla örfî manada verilen fetvalar, dinin aslî kuralı gibi algılanmakta ve Allah’ın dini, bu algı yüzünden irtifa kaybetmektedir!..  

İşin en acı yönü de bazı dinî grup ve anlayışa sahip kimselerce de, algıya sebep olan bu “örfî fetvalar” dinin aslî ilkeleri olarak sunulmaktadır. Bu iki kesim de İslam’a zarar vermektedirler. Özellikle bu cahil-mütedeyyin kitleler, dinin ruhunu yok ederek, onu “şeklî” bir yapıya mahkum etmişlerdir!.. Bu “şeklî” anlayışa itiraz edenleri de, ehl-i sünnet din anlayışına saldırmakla, onu tahrif ve tahrip etmekle suçlamakta, mahalle baskısıyla, çeşitli iftiralarla itibarsızlaştırıp “zındık, sapkın, mürted” gibi aklın, hayalin, vicdanın kabullenemeyeceği damgalarla recme tâbi tutmaktadırlar! 

Bu konuda “helâl lokma”yı akıllarına dahi getirmeyenler, sol eli, lanetlenmiş bir uzuv olarak pazarlama faaliyetlerini, din ve ehl-i sünnet anlayışı olarak takdim etmektedirler.  

Evet, dinî ve örfî kültürümüzde yeme-içme sağ elledir! 

Ben de bunu savunurum… 

Bir mazereti olan, sol elle yer, dinen hiçbir sakıncası yoktur! 

Yeme-içmede asıl olan ise ne sağ eldir, ne de sol el! 

Bunlar teferruattır! 

Yeme-içmede asıl olan yiyecek ve içeceğin helâl olmasıdır! 

Sağ elle yemek, haram lokmayı helâl kılmaz! Sol elle yemek de helâl lokmayı haram kılmaz!.. 

Boğazından helâl lokma geçmeyen Müslümanların bu sol el-sağ el meselesi yok mu… Buradan bakarak 24 saatte, bu anlayışla Müslümanların nasıl yaşadığını gözlerininiz önünden bir film şeridi gibi geçirin… Ve uzun uzun, kara kara düşünün!.. 

Allah’ın dinini ne hale getirdik!.. 

Konuyu, Nasreddin Hoca’ya atfedilen bir fıkra ile kapatayım: 

Vatandaşın biri Hocama sormuş: “Hocam, tuvalette sakız çiğnemek caiz midir?” 

Hoca: “Caizdir evladım, caizdir de, görenler ne yediğini merak ederler...” demiş. 

Kafalarını din adına bu tür saçma-sapan şeylere takanlara, ben de afiyet olsun derim! 

  

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları