YAZARLAR

yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

28 Şubat 2018

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Hocam, tuvalette sakız çiğnemek caiz midir?-1

Şu İslam coğrafyasının bugünkü hâlini bir perdeye aksettirerek, film şeridi gibi gözlerinizin önünden bir geçirin, bakın bakalım nasıl sahneler göreceksiniz… 

Beceremeyenlere ben yardımcı olayım: 

İşgaller, kan, gözyaşı… Yıkılmış şehirler, çevreye serpilmiş cesetler, yıkıntılar içerisinde bir köşeye sığınmış, korkudan aklını yitirmiş çocuklar, nereye gideceğini, ne yapacağını şaşırmış yaşlılar… Bir yolunu bulup çadırlı kamplara sığınmış talihliler(!)… 

Gelecek?.. 

Gelecekten ümidini kesmiş milyonlarca göz ve çehre!.. 

Ümitsiz, çaresiz, endişe denilen duyguya bile hasret kitleler… 

Bu manzara aşağı yukarı, zaman zaman İslam coğrafyasının bazı yörelerinde tatile çıksa da, tam yüzyıldır, Osmanlı’nın tasfiye edilmesinden bu yana tabiri câizse, kesintisiz devam edegeldi. 

İslam coğrafyasının her karış toprağında, kadın-erkek, genç-yaşlı, cahil-âlim… herkes, evet her fert bu yüzyıllık kesintisiz devam eden problemle yatıp kalkması gerekirken, İslam’ı fetişist bir şablona mahkum ederek, saçma sapan soru-cevap ve iddialarla toplumu meşgul etmeyi sanki kendilerine görev olarak seçmişler!.. Pusuda mevzilenen bazıları da bunları alarak başta sosyal medya olmak üzere, gazete ve televizyonlar üzerinden işlerine geldiği, hedeflerine uygun şekilde, biraz ekleme, biraz çıkarma ve biraz da çarpıtma marifetiyle servis etmektedirler!.. 

Bu ameliye sonunda evlerde, sokaklarda, kahvelerde sohbetin gündemi bunlar olmaktadır!.. 

Bu sohbetlerde, kimi masalardan kahkahalar yükselirken, kimi masalarda da münakaşalar yapılmakta, hatta bazen kavgalar çıkmaktadır!.. 

Kahve sohbetlerinin konu başlıklarının bazılarını hatırlayalım: Asansör-halvet, küçük yaşta kızla evlenmek, yorgan-yastık, Mars’a araba göndermek, Hristiyan bir ülkede seks yapmak, kızlı-erkekli horon tepmek, sol elle yemek yemek… vs. 

Nedir lan bu Allah aşkına? Başka işiniz gücünüz yok mu?  

Şu İslam dünyasının hâline bakın!.. Uykularının kaçması gerekirken, yemekten-içmekten kesilmeniz gerekirken, ağzınızdaki lokmayı yutamayıp, şu mazlum Müslümanlara ulaştırma derdine düşmeniz gerekirken!... 

Gerekirken, gerekirken, şu uğraştığınız konulara bir bakın!... 

Yumurtladığınız incileri çarpıtıp servis edenleri bir kenara bırakıyorum; onlar emdikleri sütün gereğini yapıyorlar, peki size ne oluyor da bol bol malzeme üretip önlerine koyuyorsunuz ha? 

Bu kadar haşlama lafa yeter!.. 

Biraz da sokaktaki vatandaşa, bu incileri gündem konusu yapan insanımıza seslenelim: 

Arkadaş! Allah’ın gönderdiği dini, O’nun kitabından ve Resulü’nün  sahih sünnetinden öğren!.. İnsanlığa numune-i imtisal olarak, mekârim-i ahlâkı tamamlamak üzere gönderilen o Muazzez Elçi’nin 24 saatini, 365 gününü, kendine örnek alarak dünyada yaşamaya çalış!.. 1400 yıllık İslam tarihinde örfî fetvalarla örülmüş, nesilden nesile, merdiven altı dinî sohbetlerle gelen din anlayışının, fetişist ve şekilci kalıpların içine hapsolarak, dinin ruhundan kopma! 

Yazıktır, günahtır!.. Hem kendine yazık ediyorsun, hem de Allah’ın dinine! 

Örneklerle açayım biraz: 

(Devam Edecek)

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları