yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

30 Ağustos 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Malazgirt ruhu 

Son birkaç yıldan beri 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi kutlamaları yapılmaktadır. 

Bu yıl da, kutlama programları genişletilerek iki güne yayılarak gerçekleştirildi. 24 ağustos gecesi Ahlat’tan başlatılan program, 25 ağustos günü çeşitli etkinliklerle Malazgirt Ovası’nda devam ettirildi. 26 Ağustos günü Sayın Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, çevre illerin garnizon komutanları, bir çok bakan, milletvekili, belediye başkanları ve valilerin…de katıldığı muhteşem bir törenle sona erdi. 

Kısaca, ilk defa ‘Devlet’ Malazgirt’teydi. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ve Genel Kurmay Başkanı’nın konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi. Meydanı dolduran 50.000’nin üzerindeki kalabalık, saatlerce o kızgın güneşin altında, bu konuşmaları dinlerken heyecanını hiç kaybetmedi. 

Okçular Vakfı’nın düzenlediği etkinlikler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyona katkıları her türlü takdiri hak ediyordu. 

İki gün kaldığımız Malazgirt’te ise Malazgirt halkının bizleri bağrına basması, sıcak ilgisi görmeye değerdi… Birlik ve bütünlük, kardeşlik duyguları bölge insanının da hasret kaldığı, özlediği bir ruh halinde her hareketlerinde tezahür ediyordu!. 

Aman Allahım, o ne sıcak duyguydu!.. 26 ağustos gecesi bizi Malazgirt’ten yolcu ettiler. Gece saat 20.30 sularında Muş Havaalanı'na geldik. Uçağımız 22.05’de kalkacaktı… Bir aksilik oldu, uçağımız gelirken, küçük bir arıza oluştu. Yetkililer arıza giderilmezse, İstanbul veya Ankara’dan yeni bir uçak isteyeceklerini söylediler. 

Gece saat 24.00 olmuştu. Arıza hala giderilememişti ve yetkililer yeni uçak istediklerini, gece 02.00 gibi uçağın burada olabileceğini söylediler. 

Bunun üzerine havaalanına üç kilometre uzaklıkta olan Sungu Beldesi’nden birkaç arkadaş bizleri Sunguya davet ettiler… 40 kişi gecenin 24.00’dünde Sungu’ya gittik. 

Sungu meydanında, gecenin o saatinde, yarım saat içinde 40 kişilik mükemmel bir sofra hazırladılar!. 

Yedik, içtik, konuştuk, şakalaştık.. O gece Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle bir büyük çınarın dalları olduğumuzu bir kez daha derinden anladık!. 

Bir duygu seli içerisinde Sungu’dan ayrıldık, uçağımıza bindik, yüreğimizi bu ata  yurdunda bırakıp, havalandık!

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları