• Bist 100
    95239.7
  • Dolar
    5,9061
  • Euro
    6,5069
  • Altın
    283,7480
İstanbul
15 / 23
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Aspirin kalbe zararlı mı?

Hiç şüphesiz ki toplumda en sık kullanılan ilaçlardan birisi olan aspirinin özellikle bazı hasta gruplarında büyük faydası vardır. Özellikle tıkayıcı damar hastalığı olan (yani kalp krizi veya felç geçirmiş, bacak ve boyun atardamarlarında tıkanıklık olanlar gibi) hastalarda aspirin kullanımının çok yararlı olduğuna dair güçlü kanıtlar elimizde mevcuttur. Bu gibi hastalarda düşük doz aspirin kullanımı ile yeniden kalp krizi veya felç geçirme riskinde belirgin azalma sağlanmaktadır. Bu nedenle Türk Kardiyoloji Derneği’nin de içinde olduğu uluslararası kardiyoloji cemiyetleri “sekonder koruma” amaçlı günlük 75-150 mg dozda aspirin kullanımını önermektedirler. 
***
Sekonder koruma kalp krizi veya felç gibi bir takım rahatsızlıklar geçirmiş ve vücuttaki damarlarında tıkanıklık olduğu bilinen kişilerin tekrar aynı rahatsızlıkları geçirmemesi için verilen ilaçlar ve alınan tedbirler anlamında kullanılmaktadır.
Peki kişi kalp hastası değilse ya da felç geçirmemişse aspirin kullanmalı mı? Bu noktada kişinin bu tip rahatsızlıklar geçirmesinde etmen olan risk faktörleri değerlendirilmektedir. Bu amaç için yapılan cetveller yardımı ile kalp hastalığına yakalanma riskleri hesaplanmaktadır. Kalp hastalığı için risk faktörlerini kısaca özetleyecek olursak; erkeklerde 45 kadınlarda 55 yaşından büyük olmak, ailede kalp hastalığının bulunması, sigara içiyor olmak, hipertansiyon varlığı, kanda yüksek kolesterol değerlerinin varlığı, düşük HDL kolesterol varlığı ve şeker hastalığının varlığından söz edebiliriz. Şimdiye kadar önerilen yaklaşım, yukarıdaki risk faktörlerinin çok yoğun olduğu kişilerin kalp damar hastalığına yakalanmamaları için günlük 75-150 mg dozunda aspirin kullanmaları gerektiğiydi.
***
Açıkçası yakın zamanda yapılan bir araştırma kalp damar hastası olmayan kişilerin düzenli aspirin kullanımı gerekliliği konusunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. En azından düşük ve orta riskteki kişilerde aspirin kullanımı ile sağlanan faydalı etkinin aspirine bağlı olarak görülebilen kanama riskinden çok daha fazla olmadığı düşünülmektedir. Örneğin kalp damar hastası olmayan erkeklerde aspirin ortalama 6 yıl süresince kullanılırsa her 1000 kişiyi baz alırsak 4 kişide daha az ciddi kalp hastalığı ortaya çıkıyor. 
***
Bu rakam kadınlarda her bin kişide 3 olarak hesaplanıyor. Buna karşın oranlardaki bu azalmanın bir bedeli var. O da kanama riski. Benzer kişilerde aspirin kullanmakla her 1000 kişide erkeklerde ortalama 3, kadınlarda ortalama 2,5 kişide büyük kanamalar görebiliyoruz. Ortaya konan diğer bir çarpıcı gelişmede de, şimdiye kadar çok yüksek riskli kabul edilip aspirin kullanımına onay verilen diyabetik hastalarda da aspirinin kalp krizi, kalp krizlerine bağlı ölüm ve felç geçirme sıklığını belirgin olarak azalmadığıdır. 

Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu Diğer Yazıları