• Bist 100
    94137.2
  • Dolar
    5,8952
  • Euro
    6,5328
  • Altın
    281,3370
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Beyaz önlük hipertansiyonu

Hastane veya muayenehanelerde ölçülen kan basıncının yüksek seviyelerde olmasına karşın günün diğer saatlerinde evde veya hastane dışında ölçülen kan basınçlarının normal olması durumuna “beyaz önlük hipertansiyonu” denir. Ülkemizde bu oran yaklaşık yüzde 10-20 dolaylarında görülebilmektedir. Beyaz önlük hipertansiyonu olan hastaların normal yaşamlarında tansiyonlarını dikkatli takip etmelerinde fayda vardır. Bu hastalarda da kalp damar hastalığı için etken olan diğer risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır. Genellikle beyaz önlük hipertansiyonunun tek başına kalp damar hastalığına neden olmayacağı düşünülmektedir. 
Aşırı kilo, artmış tuz tüketimi, azalmış fizik aktivite, meyve, sebze ve potasyum içeren besinlerin az tüketilmesi, sigara içiciliği ve artmış alkol tüketimi hipertansiyonun ortaya çıkışını kolaylaştırır. Bunun için: 
Kilo verme: 10 kg vermekle büyük kan basınçlarında 5-20 mm-Hg azalma sağlanabilmektedir. 
Diyet: Meyve-sebze ağırlıklı, düşük doymuş yağ ve kolesterol içerikli besinlerle beslenmek hipertansiyonun kontrolüne yardımcı olur. Vejeteryen diyetler, lifli besinler, balık yağı diyette mutlaka yer bulmalıdır. Bu yolla 8-14 mm-Hg’ye varan kan basıncı düşmeleri sağlanabilir. 
Sodyum alımının kısıtlanması: Günlük sofra tuzunun 6 gram ile sınırlandırılması kan basıncında azalma sağlar. 
Fizik aktivite: Haftanın çoğu günü yapılacak 30dk’lık yürüyüşler kilo verimini kolaylaştıracağı gibi 4-9 mm-Hg civarında kan basıncı düşmesine de neden olur. 
Alkol kısıtlaması: Yetişkin erkekler için günlük alkol tüketiminin 300 ml şarap veya 60 cc viski veya 720 cc bira ile sınırlandırılması kan basıncında 2-4 mm-Hg düşmeye neden olur. Kadınlar ve zayıf erkekler için üst limit bu rakamların yarısı olarak düşünülmelidir. 
Sigara içiminin bırakılması: Sigara tüm kalp damar hastalıklarını tek başına 2-3 kat arttıran bir risk faktörüdür. Her sigara içiminden sonra 15-30 dakika süren kan basıncı yükselmeleri görülür. Tedaviye yanıtı arttırmak için mutlak içilmemelidir. 
Kafein alımının kısıtlanması: Kafein alındıktan sonra kan basıncında birkaç saat süre ile 5-15 mm-Hg artışa neden olur. Bu nedenle dikkatli tüketilmelidir. 
Psikolojik gevşeme teknikleri: Emosyonel stres kan basıncında yükselmeye neden olur. Yoga, transandantal meditasyon, psikoterapi gibi yöntemler kan basıncının kontrolünü kolaylaştırabilir. 
Hipertansiyon hiçbir bulgu vermeden ortaya ortaya çıkabilir. Bu nedenle “sessiz katil” olarak da adlandırılır. Ayrıca kişilerde nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, baş ağrısı, baş dönmesi, göz kararması gibi şikayetlere de yol açabilir. Kişinin yaşamında alacağı önlemlerin yanı sıra uygulanacak modern ilaç tedavileri ile hipertansiyonu kontrol altına almak mümkündür. Dikkat edilmesi gereken nokta tedaviye tam uyulması ve düzenli kan basıncı kontrolüdür. 
İlaç tedavisine rağmen kontrol altına alınamayan dirençli hipertansiyon hastalarında ‘renal sempatik denervasyon’ adı verilen bir yöntemle oldukça başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Anjiografi benzeri metodla ile yapılan bu işlemde böbrek damarlarının sinirleri yakılarak kan basıncı düşürülmektedir. Tedavi yöntemlerindeki tüm iyileşmelere rağmen maalesef hipertansiyon tedavisinde halen istenilen başarının yakalandığı söylenemez.  

Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu Diğer Yazıları