• Bist 100
    98415.3
  • Dolar
    5,7971
  • Euro
    6,4953
  • Altın
    277,6320
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Karotis arter hastalıkları

Karotis arterler boynun her iki tarafında yeralan ve beyne oksijenli kan taşıyan büyük atardamarlardır (Şah damarı). Bu atardamarlarda daralma veya tıkanma olması karotis arter hastalığı olarak adlandırılır. Karotis arter hastalığı felç ya da beyin fonksiyonlarının kaybı ile seyreden ‘inme’nin en önemli nedenidir. Karotis arter hastalığının görülme sıklığı ileri yaşla birlikte artar. Örneğin hastalığın görülme sıklığı 50-59 yaş arasında yüzde 1 iken; 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 10’lara kadar yükselmektedir.  Karotis arter hastalığının en sık nedeni ateroskleroz yani damar sertliğidir. Ateroskleroz vücudun tüm damarlarını etkileyen bir süreçtir. Dolayısıyla, karotis arter hastalığı olan hastaların çoğunda kalp damarlarında veya bacak damarlarında da tıkanıklıklar bulunur. Ateroskleroz için bilinen başlıca risk faktörleri ise; sigara kullanımı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, aile ve akrabalarda benzer hastalıkların varlığıdır.  
***
Karotis arter duvarındaki aterosklerotik plağın beyne giden kan akımını azaltmasının yanı sıra bu plaktan kopan kan pıhtısı ve kireç parçacıkları da beyindeki küçük damarlara giderek bu damarların tıkanmasına neden olur. Tıkanma sonucunda, etkilenen bölgedeki beyin hücreleri oksijensiz kalarak tahrip olur. Bu tabloya inme adı verilir. Bazen bu tablo geçici olabilir ve tüm fonksiyon kayıpları 24 saatten önce tamamen düzelir. Bu tabloya geçici inme adı verilir. Ancak bu geçici belirtiler, daha büyük ve kalıcı bir inmenin ön habercisi olarak değerlendirilmelidir. Fonksiyon kayıplarının düzelmesi nadiren 1 haftaya kadar uzayabilir. İnmede ise oluşan hasar geri dönüşümsüzdür. Bununla birlikte, zaman içerisinde hastanın genel durumunda düzelme ve kaybolan bazı fonksiyonların geri kazanılması da sık görülen bir durumdur. 
En sık görülen belirtiler şunlardır: Etkilenen karotis arterin karşı tarafındaki kol ve/veya bacakta kuvvet, his ve hareket kaybı, aynı tarafta geçici veya kalıcı görme bozukluğu, bayılma, bilinç kaybı, yüz felci ve konuşma bozukluğu. Karotis arter hastalığı, hastada herhangi bir şikayet yokken, rutin kontroller sırasında da saptanabilir. Bu durumla en sık koroner arter baypas ameliyatı yapılması planlanan hastaların rutin muayeneleri sırasında karşılaşılır. Bu nedenle herhangi bir damar ameliyatı geçirecek hastalarda dikkatli bir muayene oldukça önemlidir. ***
Hastanın şikayetleri tanı koymada en önemli ipuçlarıdır. Hastanın nörolojik muayenesi ve karotis arter üzerinde üfürüm duyulması yol göstericidir. Ancak kesin tanı için çeşitli görüntüleme yöntemleri gerekmektedir. Bunlar: doppler ultrasonografi, kateter anjiografi, bilgisayarlı tomografik anjiografi ve manyetik rezonans anjiografidir. Bu tetkikler sadece tanıyı kesinleştirmekle kalmaz; cerrahi bir müdahalenin gerekli olup olmadığının da anlaşılmasını sağlar. Karotis arter hastalıklarında 3 tip tedavi yöntemi vardır: Medikal, girişimsel ve cerrahidir tedavi yöntemleri. Karotis arterdeki darlığın şiddeti ve hastanın genel durumuna göre uygun tedavi seçeneği belirlenir. Eğer nörolojik bulgular yoksa karotis arterdeki tıkanıklık oranı yüzde 70’den fazla olduğunda girişimsel veya cerrahi yöntemler uygulanır. Nörolojik hasarlanması olan hastalarda bu oran yüzde 50 kabul edilir. 

Prof. Dr. Nuri Kurtoğlu Diğer Yazıları