• Bist 100
    100237
  • Dolar
    5,7477
  • Euro
    6,3537
  • Altın
    279,0310
İstanbul
17 / 23
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

İKİ KELİME BİR SEÇİM

Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği gün, Saraçhane’de yaşanan o coşkuyu dün gibi hatırlıyorum. Bir şey daha hatırlıyorum; kutlamalar esnasında bazıları hemen oracıkta, çimlerin üzerinde vakit namazlarını kılmışlardı da muarızları nasıl kıyamet koparmıştı. 

Çimler üzerinde namaz kılanların niyetlerini okumak yanlış olur. Belki vakit geçmek üzereydi, kazaya kalsın istemediler, belki de kendilerince bir mesaj vermeye çalıştılar. Her neyse! Gerçek şu ki, o günden önce de parkta namaz kılanlar vardı, o günden sonra da oldu. Zaten muarızların derdi de, bu görüntü üzerinden Erdoğan’ı itibarsızlaştırmaktı. Neler söylenmedi ki? Laiklik elden gidiyor, din devleti geliyor, ülke kimlere teslim. 

Ama millet yemedi. 

Ve bugün. 

Kazanan CHP’li İmamoğlu. 

Taraftarları, 25 yıllık galibiyet susuzluğunu şampanya patlatarak kutladı. İlk kimden çıktı bilmiyorum ama biri sosyal medyada ‘Çamlıca Camii önünde şampanya patlattılar’ yalanını attı ortaya. Bu yalana da on binlerce kişi inandı. 

Kıyamet koptu! 

‘İşte CHP zihniyeti, din düşmanı bunlar’ gibi yorumlarla ortalık ayağa kaldırıldı. 

Olay, Çamlıca Camii önünde olmadı bir kere. Tamam ortada bir cami önü vardı amma;  şampanya patlatanın burayı bilinçli olarak seçtiğine dair hiçbir kanıt yoktu. Geçmişte olduğu gibi niyet okuyarak, bir yalanın peşine takılıp siyaset yapmanın kimseye faydası olmaz. 

Millet yine yemez. 

Şimdi biz gelelim asıl meseleye. 

Her seçim sonrası sonuçlara ilişkin sayısız tahlil yapılır; ‘O niye kazandı, bu niye kaybetti? Şöyle olsa ne olurdu, böyle olsa ne olurdu?’diye. 

Kanımca İmamoğlu’nun bu seçimi kazanmasının en önemli aracı, kullandığı dil oldu. 

Camiye gitti, namaz kıldı, dua etti, Kur’an okudu, oruç açtı, sahur yaptı, başörtülülerle fotoğraf paylaştı, ‘kucaklaşalım’ dedi. 

CHP ideolojisini çağrıştıran bir fotoğraf karesinin içerisinde neredeye hiç yer almadı. O ideolojinin dilini de hiç kullanmadı. 

Kusura bakmasın, kendisi de kabul edecektir, dişe dokunur bir vaadi yoktu. Popülist vaatlerle bu açığı kapatmaya çalıştı. Kaldı ki, metro mu diyecekti, köprü mü? Marmaray mı diyecekti, havaalanı mı? 

İyi danışmanlarla iş tuttu. Belli ki seçim öncesinde çok iyi sosyolojik araştırmalar yaptırdı. 

Bu sayede toplumun en temel ihtiyacını belirledi. 

Bu ihtiyacı da ‘kucaklaşmak’ kelimesiyle kodladı. 

Ve ortaya AK Parti’nin fabrika ayarları çıktı. 

Buna bir de ekonomideki daralma nedeniyle yaşanan memnuniyetsizliği ekledi. Orada da yine sihirli bir kelime buldu. 

İsraf. 

Şüphesiz ekonomide yaşananların dış kaynaklı olduğunun toplum tarafından çok iyi bilindiğinin farkındaydı.  Bu nedenle ekonomi politikalarını hedef almak yerine, ‘israf’ üzerinden bir söylem geliştirdi. 

Şimdi tüm bunları söyledikten sonra, şuracığa şu analizi de bırakmak gerek. 

İmamoğlu günün sonunda CHP söylemleriyle kazanmış olmadı. 

Toplumun değerleriyle savaşarak, kavga ederek seçim kazanılmayacağını bilerek kazandı. 

Şimdi mesele, bunu sürdürüp sürdüremeyeceği. 

Sürdürürse ne ala. 

Bekleyip göreceğiz. 

Bu arada bir çift sözüm de CHP’ye. 

Milletin değerleriyle kavga etmemek önemli. 

Ama bir şey daha önemli. 

O da milli menfaatler. 

Turgay Güler Diğer Yazıları

Sinon'un anlattıkları

20 Eylül 2019

NE ARA OLDU

24 Haziran 2019

CEVAP VERMESE DE SORACAĞIZ

30 Nisan 2019

YOK ÖYLE YAĞMA

16 Nisan 2019

ŞENER ŞEN’E SANSÜR

01 Ocak 2019