• Bist 100
    98.454
  • Dolar
    5,3234
  • Euro
    6,0499
  • Altın
    219,2755
İstanbul
9 / 14
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Göz değil kamera

Kadınlar ve erkekler arasındaki en bariz farklardan birinin görsel hafıza olduğunu artık çoğumuz biliyoruz.
Bir kadının yön tayini ne kadar zayıfsa, çocukluğundan kalma bir simayı tanıma şansı o kadar fazla...
Dikkat ederseniz, reklamcılar da kadınların görsel hafızasına güveniyor. Dikkatlerine mahsur olacak detayları ön plana çıkararak, markalarını kadın hafızasında “Kalıcı” kılıyorlar...
Kanada’daki McMaster Üniversitesi’ne yeni yapılan bir araştırmayı National Geographic’te okudum.
Araştırma sırasında, deneklerin kadın ve erkeklerin değişik yüz fotoğraflarına bakmaları istenmiş. Bu tarama sırasında, iki cinsin gözlerini nasıl hareket ettirdiklerine bakılmış.
Detayını aktarmayacağım ama kadınların gözlerinin çok daha fazla hareket ettiğini söylemeliyim.
İşte bu sık tarama işlemi, zihinde daha net fotoğraf oluşmasını sağlıyormuş,,,
Sadece ürün gamlarında değil, hayatın her alanında kullanabilinen bir avantaj bu. Hatta siyasette bile...
Erkekler siyasete bir bütün olarak bakmaya meyilliyken, kadınlar kişiler üzerinden hareketi tercih ediyor. Çünkü zihinlerinde unutamayacakları fotoğraflarıyla yaşıyorlar.
Bu çalışma sadece, kadınların ve erkeklerin farkını ortaya koymak adına yapılmamış elbette. Kısa süre sonra, hafıza kayıplarının tedavisi için de geliştirilmesi planlanıyor.

O palto demirbaş mı?

Televizyon dizileri arasında “Arkası yarın” mantığıyla devam edenlerin liderliğini “Beni Affet” yıllardır sürdürüyordu.
Yetmedi devasa prodüksiyonları da yakaladı, hatta geçti..,
Perşembelerin değişmez birincisi, Kurtlar Vadisi’nin hemen ardında artık.
Yapımcısı Nigün Sağyaşar, bu işi gerçekten iyi biliyor.
Sadece fakirhane ve ortalama bir villa ile tüm nabızları tutamayacağını anlayınca, daha lüks bir yaşamı, bakımlı genç kadınları, hızla monte etti projesine...
Zaten bu ikilemlere bayılıyor bizim izleyicimiz.
Yoksulun, zenginden intikam alma seanslarını, günlük entrikaları seviyor. Ezilenin sonunda kazanacağını bilsin yeter. Masal mantığı...
Büyük prodüksiyonlara bakıyorsunuz, inanılmaz kastlar, kostümler, dekorlar... İş “Beni Affet” e gelince, başrol oyuncusunun üzerinde yıllardır değişmeyen soluk pembe manto.
Yoksunken de, paralıyken de demirbaş.
Anlayacağınız, gündüz kuşağındaki bir dizi, yapımcılara ezber bozduruyor...
Bu işin kılık, kıyafet, kast,  senaryo ile alakası filan yok. Tek fark evin içinde yaşayan insanlar haline dönüştürülmüş olmaları...

İdil Çeliker Diğer Yazıları