YAZARLAR

Sorular

Avrupa ve dünyada bir çok gelişmiş ülke yıllardır negatif faiz ve sıfır faiz oranları uygulamaktadır. Bu ülkelerin bankacılık sistemi, kendi tasarruf sahiplerinin birikimlerini faizden neden mahrum bırakmıştır/bırakmaktadır? 

Kendi ülkesindeki negatif faizden kaçan tasarruf sahipleri, birikimlerini hangi ülkelerin finans piyasalarında, hangi yatırım enstrümanlarlarında değerlendirmişlerdir/değerlendirmektedirler? 

Negatif faiz uygulayan gelişmiş ülkeler halklarının tasarrufları, ülkelerinin dışında değerlendirmeye neden mecbur bırakılmış, birikimlerin ülke dışına çıkarılması niye teşvik edilmiştir? 

ABD Merkez Bankası FED neden önemli sayılacak bir süre sıfır faiz oranı uygulama gereği duymuştur ve hala neden düşük oranlı faiz uygulamasını devam ettirmektedir? 

Küresel finans piyasalarında ne olmuştur ve ne olmaktadır? Batılı ülkelerin negatif faiz uygulamasının küresel finansal sonuçları ne olmuştur? 

Kapitalizmin ve neoliberalizmin bu kadar çok sorun yaşaması ve buna rağmen Anka kuşu gibi yeniden küllerinden doğması çok tuhaf değil mi? Bu krizler, kapitalizmi ve neoliberalizmi daha da zayıflatıyorsa güçlenen ekonomik sistem hangisidir? 

Bütün bunlardan Türkiye nasıl etkilenmektedir? Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan beri sürekli yaşadığı döviz darboğazlarını, kur yükselişlerini önlemek için aldığı önlemler neden yetersiz kalmaktadır? Binlerce ekonomist ve akademisyeni olan bir ülkenin küresel, bölgesel ve ülkesel finansal piyasalarda olup bitenleri analiz edememesi normal mi? 

Kur yükselişlerini abartmış olabilir miyiz? Çin gibi bir ülkenin parasının değerini çok düşük tutmak için savaş vermesini nasıl izah etmek gerekir? 

Kur savaşları ve kur oyunları konusu dünyada çok stratejik bir önem kazandığı esnada ve ülkeler arasında rekabetçi devalüasyonlar yasaklanırken Türk ekonomi ve finans akademisyenleri neleri es geçmiş olabilir? Gerçekten borsamız 3.000'lerden 120.000'ler seviyesine nasıl yükselmiştir? 

Bunlar ve bunlar gibi yüzlerce soruya doğru cevaplar verebilirsek önümüzdeki ekonomik, finansal ve kur bazlı sorunları daha rahat atlatabiliriz. 

Hala kitapevlerindeki en zayıf raflar; ekonomi, finans, bankacılık, borsa, üretim ekonomisi, sektörel yatırım analizleri gibi yayınların bulunduğu kısımlardadır. 

Kimya, fizik, biyoloji, astronomi, bilişim, matematik, enerji türleri, genetik ve gıda teknolojileri ile ilgili yayınlarımız da inanılmaz derecede azdır. 

Yatırımcılara ve tasarruf sahiplerine yatırım alanlarına yönelik bilgi verecek yayınların sayısı da acınacak düzeydedir. Olanlardaki kalite ve düzey de başka bir faciadır. 

Dolayısıyla bunca saldırıya maruz kalmamızın sebebi, ekonomik, finansal, ticari ve yatırımcı bilincinin çok zayıf olmasıdır. Bu bilgi ve bilinç eksikliği Türkiye'yi ekonomik, finansal ve sair operasyonlar için uygun bir alan haline getiriyor. 

Ekonomik operasyonları davet eder yapımız sebebi ile huzur bulmamız çok zordur. Ekonomik ve finansal güvenlik stratejilerine önem vermek zorundayız.