YAZARLAR

Fazlasıyla irrasyonel 

Manüplatif, dezenformatif ve spekülatif bir küresel ekonomik sistem işleyişine sahip dünya ülkelerinin son ekonomik, finansal ve siyasal yönelimler hakkında “algısızlaştırılma”ları devam etmektedir. Bir süre öncesine kadar algı operasyonlarından bahsederken şimdi “algısızlaştırma” operasyonlarından bahsetmek gerekmektedir. Algı operasyonları, paketlenmiş duygu, düşünce, fikir ve davranışların beyne teslimi iken, algısızlaştırma operasyonları yukarıdaki tüm duygulardan, fikir, refleks, korku, akletme, analiz etme ve kavrama yetilerinden mahrum bırakılmak anlamına gelmektedir. 

Gözüne kuvvetli ışık tutulmuş tavşan durumuna düşürülmek bir nevi. Şüphesiz iki tekniğin de sonuçları farklı olmakla birlikte temelinde fazlasıyla irrasyonel bir insan “yaratımı” vardır. 

Son dönemde uluslararası ilişkiler ve uluslararası ekonomik, finansal ve eko-kültür atmosferi, Dolarize ve Amerikanize edilmiş durumdadır. ABD ekonomisi ile ilgili tanımlamalar bağlamında ve dünyanın en güçlü konvertibl parası Dolar üzerinden yapılan finansal yönlendirmelerde, aklın, analizin yani kavramanın ve sonuçta strateji uygulayacak iradenin saf dışı edilmesi uygulaması yapılmaktadır. 

ABD, Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve AB ilişkileri incelendiğinde ve analiz edildiğinde ekonomi=irrasyonalite denkleminin bir türlü istenilen çerçeveden çıkarılamadığını görüyoruz. Çünkü insan=irrasyonalite denklemi o kadar kuvvetlidir ki diğer irrasyonel tutumlar gölgede kalmaktadır. 

Zaten bütün strateji de bireylerin, şirketlerin ve devletlerin fazlasıyla irrasyonel olmaları üzerine kurulmuştur. Kendi aralarında rekabet ve müzakere eden yukarıdaki devletlerin tümü artık akıl, fikir, düşünce ve sağlam kavrayış zemininden kopup ekonomik, finansal ve monetarist (finansal, ekonomik, siyasal, sosyal, psikolojik, stratejik, askeri, bireysel, ticari ve sair para ile ilgili tüm unsurlar) bir savaşa dalmışlardır. Oluşan girdap tüm ülkeleri dibe doğru çekerek uluslararası ilişkiler sistemini tahrip edecektir. 

Dolarize ve Amerikanize edilmiş bir küresel sistemin gerçekleri görmesi ve isabetli kararlar vermesi mümkün değildir. Bu bilindiği için çok boyutlu monetarist bir savaşın derinleştirilmesi, karşılıklı yoğun ikna çabalarının enstrümanlarını doğru teşhis etmek çok stratejik bir öneme sahiptir. Daha açık ifadeyle Batılı devletler ve onları besleyen ikincil devletler, 400 yıldır aşırı monetarist finansal ve spekülatif bir yaşamı idame ettirmek için dünya tarihinin akışını değiştirmişlerdir. Dünya finans ve para tarihi incelendiğinde ve iktisat tarihi bağlamında değerlendirildiğinde ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır. 

Bugünkü aşırı Dolarize ve Amerikanize edilmiş kürede pazarlığın boyutları ve savaşın ebatları gerçekten de hiper-olağanüstü olarak ancak tanımlanabilir. Hiper-olağanüstü bir tablo ile karşı karşıya isek fazlası ile irrasyonel bir alana çekilir ve orada ya imha edilir ya da yeniden dizayn edilirsiniz. Bu, tüm modern savaşların temelinde yatan stratejidir. 

İşin daha da ilginç yanı hiper-irrasyonalitenin muhatabına rasyonalizmin, isabetli düşünceler, kararlar ve önlemler paketi olarak kabul ettirilmesidir. Bu kabuller başlamış ise zaten girdaba girilmiştir ve dünyadaki tablo budur. Burada kazançlı çıkacak olan bu hiper-olağanüstü monetarist tablonun aktörleri olması beklenir ve olası sonuçlar da bu beklentiyi teyit edecektir. 

Dikkat çekilecek nokta ise savaşın öngörülemezlikler silsilesi olduğu gerçeğidir. Sonucu ise daima akıl ve daima olağanüstü isabetli ve cesur kararlar belirler. Uluslararası ilişkilerdeki gelişmeleri bu bağlamda analiz etmek gerekmektedir. Onun için fazlasıyla irrasyonel olan insanlara Kur’an daima “akletmez misiniz” diye sorar. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları